Marketing nedir?
Marketingin birçok tanımı vardır. En iyi tanımlar, müşteriye, müşteri tatminine ve müşteri ihtiyaçlarına odaklı olanlardır.
“Pazarlama, birey yahut toplumsal grupların ihtiyaç ve arzularını, ürettikleri değer veya ürünlerin değişim değeri mukabilinde elde ettikleri sosyal bir süreçtir.” Philip Kotler
“Marketing; müşteri isteklerini karlı bir şekilde tanımlayan, öngören ve tatmin eden yönetim sürecidir.” The Charted Institute of Marketing (CIM) CIM in tanımı sadece müşteri ihtiyaçlarını kimliklendirmiyor aynı zamanda onları kısa dönemde tatmin ediyor ve uzun dönem için öngörüyor.
“Doğru ürün, doğru yerde, doğru zamanda, doğru fiyata” Adcock Bu McCarthy’ nin 4 P’sini kullanan hareketli ve gerçekçi bir tanım.
“Marketing, organizasyonun kaynaklarının dağılması hakkında gerekliliktir böylece organizasyonun bağlı olduğu müşterilerin değişen ihtiyaçlarını karşılar.” Palmer Bu tanım ihtiyaçlarla yapılabilirlikleri karşı karşıya getiren daha yeni ve gerçekçi bir tanımdır.
Küçük ve büyük işletmeler için Marketing’in önemi
Pazarlamanın özünde tüketicinin ihtiyaçlarını anlayıp, bu ihtiyaçlar çerçevesinde planlar kurgulamak vardır. İşlerini büyütmek isteyen girişimcilerin organik bir büyüme sağlaması gerekir. Bunu: Müşterilerinizin daha fazla ürün almasını sağlayarak, Müşterilerinizin size daha çok kar sağlayacak ürünlerinizi satın almasıyla sağlayabilirsiniz. İlkini sağlarsanız, ikincisini sağlamak için daha geniş bir zemine/kitleye sahip olursunuz. Pazarlamayı daha fazla müşteri çekmek için nasıl kullanabiliriz?
Araştırma ve stratejik bir pazarlama planı oluşturmak için zaman harcayın. Müşterilerinizin daha farkına varmadığı bir yönde ürününüzü geliştirin. Hizmetlerinizi ya da ürünlerinizin fiyatlarını belirlerken, rekabet ortamını gözönüne alın. Mesajınızı ve iletişim metaryallerinizi pazarlama çözümleri doğrultusunda geliştirin. Hedef kitlenin belirlenmesinin küçük ve orta ölçekli işletmelerdeki önemi
Müşterilerinizi düşünürken hedef kitlenizi her zaman göz önüne alın. Bunun öneminin nedeni nüfusun küçük bir bölümünün ürününüze ya da hizmetinize ilgi duyacak olmasıdır. Doğru belirlenmiş bir hedef kitle ve hedef kitlenizi iyi tanımanız, pazarlama çalışmalarında sarfedeceğiniz eforun doğru yönlendirilmesini sağlar, böylelikle zaman ve emek kaybınızı en aza indirirsiniz. Özellikle pazarlama çalışmalarında sınırlı kaynak ve işgücüne sahip olan küçük ve orta ölçekli kuruluşlarında bunun önemi daha da önem kazanır. Küçük ve orta işletmelerle, büyük işletmelerin pazarlama yöntemleri farklıdır
Siz de çoğu küçük ölçekli firma gibiyseniz, pazarlama için ayırdığınız kaynaklar sınırlıdır. Sınırlı kaynaklarınızı en verimli şekilde kullanmak için, satış aktivitelerinizi, pazarlama stratejinizle birleştirmeniz gerekir. Satış aktivitelerindeki kazancınız, pazarlama maliyetlerinizde cebinizden çıkan parayı azaltacaktır, ayrıca müşterilerinizle yakın ilişki halinde olabilirsiniz. Bu yakın ilişkilerde müşterilerinizle ilgili elde edeceğiniz, bilgileri de bilinçli bir şekilde kayıt altına alırsanız, ücretsiz bir pazar araştırması da yapmış olursunuz. Küçük olmanız, sektörünüzdeki büyük rakiplerle rekabet edemeyeceğiniz anlamına gelmez. Sadece biraz daha yaratıcı düşünmeniz gerekiyor. Belki küçük bir firma olmanın samimiyetini kullanabilirsiniz. Müşterilerinizle daha yakın ilişki halinde olmanız, herbirini yakından tanıyabileceğiniz müşterilerinizin olmasını değerlendirebilirsiniz. Bunu firmanızda ağırlayacağınız müşterilerinizle bir çay içmekle başarabileceğiniz gibi, belki müşterinizin sevdiği bir sanatçının konserine bir bilet alıp, ona postalamak gibi jestlerle de sağlayabilirsiniz. 20-30 milyona alacağınız bir konser bileti, belki çok daha fazla kaynak kullanarak sağlayamacağınız bir müşteri sadakati oluşturmanızı sağlar. Büyük markaların, büyük reklam kampanyalarını görüp, ben bunlara güç getiremem diye düşünmek yerine. Elinizdeki kısıtlı imkanları verimli şekilde kullanarak, küçük değişikliklerle, büyük sonuçlar alabilirsiniz.
kaynak : internet, anonim

Pazarlamada Frekans
13 Şubat 2012
Kültür
Pazarlamada Frekans için yorumlar kapalı
onurkayikci
Pazarlamada Frekans
Jay Conrad Levinson
Potansiyel müşterilerinizin ilanınıza her baktıklarında ne düşündüklerini ne kadar anlayabildiğinizi görmek için bir gerçeklik testi yapın.
Bir küçük işletme sahibi, yerel gazetede bir yıl boyunca haftada bir kez yayımlanacak bir ilan için zorlu bir mücadele verir ve sonunda bir sözleşme imzalar. Beş hafta sonra, sonuçlardan hiç memnuz kalmaz ve sözleşmesini iptal eder.
Beş haftada beş ilan, pazarlama açısından yüksek frekans gibi görünebilir. Okurun ilanla beş kez karşılaşması, bir miktar kıpırdanma yaratabilir. Ne var ki, satın alımla sonuçlanacak derecede istek yaratma konusunda yetersizdir. Satışın gerçekleşmesini sağlayacak frekansın ne olması gerektiğini net olarak anlamak için, potansiyel müşterilerinizin her karşılaşmada neler düşündüklerini bilmelisiniz.
Aşağıda, ilanınıza bakan bir kişinin ne düşündüğü sıralanmıştır:
1. Kişi ilana ilk baktığında onu görmez
2. İkinci kez baktığında onu fark etmez
3. Üçüncü kez baktığında, varlığından haberdardır
4. Dördüncü kez baktığında, onu daha önce gördüğünü belli belirsiz hatırlar
5. Beşinci kez baktığında, onu okur
6. Altıncı kez baktığında, burun kıvırır
7. Yedinci kez baktığında, iyice okur ve şöyle der: “Vay!”
8. Sekizinci kez baktığında, “Yine o karmaşık şey!” der
9. Dokuzuncu kez baktığında, herhangi bir işe yarayıp yaramayacağını merak eder
10.Onuncu kez baktığında, komşusuna ürünü ya da hizmeti deneyip denemediğini sorar
11.On birinci kez baktığında, reklamverenin bundan nasıl bir geri dönüş aldığını merak eder
12.On ikinci kez baktığında, iyi bir şey olmalı, diye düşünür
13.On üçüncü kez baktığında, belki bir işe yarar, diye düşünür
14.On dördüncü kez baktığında, uzun zamandır böyle bir şey istediğini hatırlar
15.On beşinci kez baktığında, satın alamayacağını anlayınca afallar
16.On altıncı kez baktığında, bir gün satın alabileceğini düşünür
17.On yedinci kez baktığında, satın almak için reklamverene kısa bir not yazar
18.On sekizinci kez baktığında, parasızlığına lanet okur
19.On dokuzuncu kez baktığında, parasını dikkatle sayar
20.İlanı yirminci kez gördüğünde, sunulan ürünü ya da hizmeti satın alır
Yukarıdaki liste, Londralı Thomas Smith tarafından 1885’te yazılmıştır. Şimdi, 2000’li yıllarda, “Bu listenin ne kadarı halen geçerli?” derseniz, hepsi…
Pazarlamada gerilla taktiği izleyenlere göre, başarılı pazarlamanın sırrı, odaklı bir plana sadık kalmaktır. Bir ilanın 20 kez yayımlanmasına rağmen hiç alıcı çıkmaması durumunda bile bu sadakati korumanın kolay olacağını düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz. Ne var ki, pazarlamacı gerillalar, potansiyel bir müşterinin satın alma kararının büyük ölçüde gerçekleştiği bilinçaltına nasıl nüfuz edebileceklerini bildiklerinden, orada uzun süre kalmayı sağlayacak soğukkanlılığa sahiptirler. Bunun, ancak tekrarla olabileceğini bilirler. Bu bilgi, onların odaklı plana olan sadakatini körükler. Her ne olursa olsun, kolay olacağını hiç düşünmemişlerdir.
Nasıl emlakçılık yer, yer ve yine yer demekse; pazarlama da frekans, frekans ve yine frekans demektir.
kaynak: http://www.pazarlamamakaleleri.com/blog/index.php?d=28&m=01&y=11&category=2