Kategori: Seyahat
Kadıköy Terminal neden sürekli reklam veriyor olabilir?
arkadaşlar kadıköy terminal isimli lokasyon marmaray köprüsünün altındaki daha önce mezbelelik olarak duran yere yapılan içerisinde restoranların olduğu mini bir avm. yer otobüs durakları ve marmaray treninin altında kalan bildiğiniz köprü altıydı eskiden. oraya gördüğüm çelik bir yapı ile dükkanlar yapılmış. öncelikle adeta yurtdışındaki mekanlar gibi nezih olmuş. fakat gel gelelim neden instagram’da sürekli reklamları çıkıyor. şundan olabilir. yer hasanpaşa’da ve kadıköy’ün girişinde. yani bence kadıköy çarşıya pek alternatif bir alan değil. kadıköy çarşı yine sahile modaya yakın olduğu için bir yerde bir şey yeseniz ufak bir yürüyüş de yapabileceğiniz bir bölge. ama terminalin de şöyle bir avantajı var. içki içenler araba kullanamayacağı için üst kattaki marmaray ve önündeki otobüs duraklarını kullanabilir. ben 2-3 kere geçtim hiç bir restorana girmedim. ama yoğun olarak reklam verdiklerine göre istenilen doluluğu yakalayamadı. bir de artık kadıköy’e alternatif bölgeler de. kadıköy’ün üst kısmına oturanlar için ataşehir civarında çok mekan açıldı. bunun için çok da tercih edilmiyor sanırsam terminal. ama tabi mevcut haliyle bölgenin hijyeni ve güvenliği açısından iyi olmuş. alkollü restoranlar da mevcut kadıköy terminal’de. maç günleri terminal’deki mekanlar doluyormuş diye duydum.
bir yayın organında terminal projesine yoğun itiraz olduğu, bölgedeki trafik yoğunluğunu arttırdığı yazılı. Bu alanın özellikle çöküntü alanına dönüştürüldüğü sonrasında da restoranların inşaa edildiğii yazılı… proje için bölgede yüzlerce ağacın kesildiği ve bölgedeki köpeklerin yerinden edildiği de yazılı… projede yer alan viyadüğün yıllardır tamamlanmadığı da belirtilmiş… yazının başında belirttiğim eski halinin mezbelelik gibi olduğu konusu, uzmanın dediğine göre bilerek mezbelelik haline getirilmiş ki restoranlar yapılabilsin..
Kadıköy sahile cami inşaası
arkadaşlar blogda siyasi konulara girmiyorum öyle anlaşılmasın. ama kadıköy moda sahiline cami inşaası çok gereksiz bir durum ve ayrıca mevcut hali otopark olan alana bir bina inşaa etmek riskli gibi duruyor. kadıköy’de yeteri kadar cami var ve isteyen zaten gidiyor. her boş bulduğu yere cami kondurmak bu iktidarın bir hareketi. sahil şeridinde yüksek bir yapıya hiç gerek yok. partiler ve bir çok sivil girişim karşı çıkarken iktidar bunu dikkate almıyor görünen. alanı gördüm. belediye yazı asmış. bakanlık kararı ile otopark kapatıldı inşaat başlayacak şeklinde.
Hz. Yuşa türbesi
hazreti yuşa türbesi ve tepesi beykoz ilçesinde bulunan kutsal bir mekan. bir çok insan duaları kabul olsun diye türbeyi ziyaret edip dua ediyor. biz de kadir gecesi türbeyi ziyarete gittik.. inanılmaz kalabalıktı türbenin yanından cami var. erkekler namaz kılıyordu. türbe kısmı çok kalabalıktı. çoğunlukla kadınlardan oluşan bir kalabalık vardı. aslında ben de türbeyi ziyaret ederken şunu düşündüm. islam’da zaten erkekler cuma namazı gibi namazlara katıldığı için türbe ziyaretinin çok da büyük anlamı yok. ama kadınlarda böyle bir imkan olmadığı için türbe ziyaretine daha önem veriyorlar olabilir. yüşa tepesinin manzarası var denmiş. ama tepe kısımdan pek bir manzara göremedim ben. tepeye çıkarken gözlemeciler ve ufak restoranlar var. yine tepenin girişinde magnet ve süs eşyaları satan dükkanlara. fiyatlar ortalama. ama tepeye çıkarken bir gözlemecide durduk. orada fiyatlar normalde pahalı idi. çünkü türbe girişindeki bir dükkanda da durduk oranın fiyatı daha uygundu. kadir gecesi olması dolayısıyla hayrına lokma lokum ve benzeri şeyler dağıtanlar vardı. ben tuvalete girdim. jeton ile giriliyordu. pis değildi tepenin girişindeki tuvalet. orada abdesthane de var namaz kılmak isteyenler için. manevi bir gün yaşamak isteyenler için gidilebilecek bir ziyarete noktası olduğunu düşünüyorum. ben türbenin içine girmedim kalabalıktan. bir de gündüz vakti gitmek gerek. bu arada internette akşam 18.00’e kadar açık denmiş. ama muhtemelen kadir gecesi olduğundan ötürü türbe ziyarete açıktı.
kahvemizi nerede içelim
arkadaşlar starbucks’ın türkiye’de çok popüler olmasından sonra bir çok farklı hem yerel hem global kahveci dükkanı açıldı. benzer fiyatlar benzer atmosfer. çoğu da dolu. aslında starbucks türkiye’ye gelmeden önce bu tarzda kahveci yoktu. peki biz kahvemizi nerede içelim. aslında benzer fiyatlar var. bana sorarsanız neresi olacağı çok da fark etmez. hangi atmosfer bizi açarsa orada içelim derim. bu tarz kafeler kimi zaman ufak toplantılar için de iyi oluyor. bu gibi etkinlikler için de kullanılabilir.
Nevmekan Kandilli’de iftar
arkadaşlar üsküdar belediyesine ait nev mekan kandilli’de iftara gittik. mekan ilgi çekici bir mekan. osmanlı zamanında bir gayrimüslim ailenin köşkü iken ilerleyen süreçte 2023 yılında üsküdar belediyesi tarafından alınıp restore edildikten sonra hizmete açılmış. boğaz manzarası var. geniş bir bahçesi de var. biz kalabalık bir grup olarak gittik. içerisi oda oda ve tüm odalarda iftar vardı. fiyat normal. piyasada neyse oydu. yemekler güzeldi. isteyen etli isteyen tavuklu menü yedi. köfte ve hünkar beğendi vardı. tatlı baklava veya güllaç. mekan temiz ve gerçekten yolunuz düşerse uğrayın derim.
Almanya’da Türkler Türk Pasaportunu tercih etmemiş
almanya’da çifte vatandaşlık hakkı tanınan 1 milyon 300 bin Türk’ten sadece 30 bini Türk Vatandaşlığa başvurmuş. aslında bunun büyük bir sebebi almanya’nın eline Türkiye’de deport edilme imkanı vermemek bence. yada Alman vatandaşlığından çıkmamak. zaten belli şartlarda türk soyundan olanlara türkiye de kullanmaları için devlet mavi kart veriyor. bununla oy kullanma harici diğer haklar sabit kalıyor. ayrıca türk vatandaşlığının avrupa’da ve dünyada büyük bir artısı yok. çünkü çoğu yer vize istiyor. türkiye’ye hiç geri dönmeyecekse biri zaten orada doğup büyümüşse türk vatandaşlığı almayı tercih etmiyor görünen…
ben şunu anlamıyorum. bir çok ekonomik durumu kötü ülke var. bir tek türkiye cumhuriyeti vatandaşlarımı sağa sola iltica ediyor da bir çok ülke vize istiyor.
Yunan adalarına 1.1 milyon Türk gitmiş
arkadaşlar kapıda vize kolaylığı olduğu 2025 yılında ege denizindeki türkiye’ye yakın yunan adalarına 1.1 milyon türk turist gitmiş. yunanistan devleti bu adamlarda kdv gibi vergi indirimleri de yapmıştı. schengen bölgesine gitmekte zorlanan türkler için başka bir kültür tanımak açısından önemli bir seyahat noktası yunan adaları. kapıda vize uygulaması devam ederse 2 ülke açısından da faydalı olur diye düşünüyorum. bu arada yunanlılar adalarda vergi indirimi yaparken. akp hükümeti yurtdışı çıkış harcı gibi ek vergiler getirip bir de buna zam yaptı. iki ülke arasındaki zihniyet farkını görüyorsunuz.
haber greek reporter’da çıkmış. hatta 1.1 milyondan fazla turist geldi demişler.
Midpoint’te 1 senedir ne değişti?
arkadaşlar 1 yıl sonra midpoint’e aynı ekip aynı şubeye gittik. aynı şeyleri söyledik. sadece redbull yerine coca cola, kahve yerine limonata vardı. açıkçası ortaya gelen tavuk parçalı soğan halkalı tabaktan lezzet olarak bir fark yoktu. zaten büyük ihtimalle dondurulmuş ürün. mekanın atmosferi güzel. zaten gidecek eli yüzü düzgün fazla da bir yer yok. geçen seneye göre bir değişiklik gördüm mü kalitede derseniz. hayır. bozulma yoktu. yine gidilebilir. yurtdışındaki mekanları çok abartanlar oluyor. bunun sebebi türkiye’de bir yere gitmeyip görgüsüzce yurtdışında mekanlara saldıranlar oldukları için. yeşil pasaportuyla instagram’da selfi çekenler de gerçekten mide bulandırıyor, nispet yapar gibi.
Şehirlerde mimari erozyon
arkadaşlar geçen paris’e gitmiş birinin paylaşımını gördüm. demiş ki istanbul’daki tüm tarihi binalar paris’in bir caddesi etmez. acı ama kısmen doğru. paris’teki bu taş binalar çoğunlukla 1800’lü yılların sonlarında yapılmış. istanbul’da da karaköy, taksim, eminönü gibi yerlerde benzer binalara rastlanıyor. yalnız şöyle bir durum da var. deprem lobicileri bir çok binanın yıkılmasına da neden oluyor sağlam olmadığı gerekçesiyle istanbul’da. hatta erzurum’da da kurtuluş savaşı zamanında yapılmış kongre binası için bile yıkım kararı çıkmış. avrupa’da bu eski binalar dururken neden biz de yıkılmak isteniyor. bunların bakım maliyeti yüksek. bu maliyetleri üstlenecek bir yapı da yok devlette. bunun için mülkiyet sahiplerinin binalarını yıkması yönünde zorlama yapılıyor. taksim civarında türkiye’den giden bir çok gayrimüslimin geride bıraktığı mülkler. mesela kıbrıs rum kesiminde türklerin kullandığı gayrimenkuller belli şartlarda rumlara tahsis ediliyor diye haber gördüm. en azından binalar korunmuş olurdu türkiye’de de böyle bir yol izlense . evet istanbul’un bir çok yeri eskiye göre daha modern ama tarihi doku da yok oluyor. mesela galataport’un içindeki eski ptt paket postanesi çok güzel restore edilmiş. bu gibi bina sayısı arttırılabilir. en azından belli bir kültürel miras korunabilir diye düşünüyorum.
ha o paris’e giden ziyaretçi o gördüğü güzel binalarda üst katlarda ne zor şartlarda yaşıyor insanlar bilmiyor. 10m2 odalar ve kimi zaman 3 odaya bir tuvalet düşecek şekilde binalar onlar. eskiden paris’te o apartmanlarda alt katlarda zenginler üst katlara çıktıkça maddi durumu daha düşük kişiler yaşarmış. o binalarında üzücü bir tarihi var aslında.
istanbul dünyanın en çok ziyeret edilen ilk iki şehri arasına giriyor hep. deniz var. güzel bir coğrafi doku var. ama kültürel mirasın da korunması gerek.

Büyükada
12 Nisan 2026
Seyahat
Büyükada için yorumlar kapalı
onurkayikci
arkadaşlar en son büyük adaya çevre temizliği etkinliği için gitmiştim 2 yıl önce. bu sefer de başka bir etkinlik için gittim. sahil şeridindeki tüm restoranların masalarını kaldırmış belediye. parke taşlar yenilenmiş. açılmış. rahat rahat sahilde yürüyebiliyorsunuz. bayağı arap ve iranlı turist gördüm. nisan ayına göre sıcak bir hava vardı. motorlu tekne ve vapur aynı para. yalnız bana pek ucuz gelmedi tarife. pazar olması dolaysıyla nispeten kalabalıktı. büyükada’nın sahilinden istanbul anadolu yakasına bakınca sanki new jersey’den manhattan adasına bakar gibi olmuş. bayağı bir yüksek bina gördüm. bir tane buzdolabı magneti aldım. bir yer 80 dedi. başka yerden daha güzelini 50 tl’ye aldım.1 euro’ya sabitlenmiş gibi bu fiyatlar. rehberli turist kafileleri gördüm. bu arada benim katıldığım etkinlikte adalı bir grup sirtaki dansı sergiledi. biz rum kültürünü korumaya çalışırken acaba yunanlılar yunanistan’da bizim kültürümüze sahip çıkıyor mu, hiç sanmam. restoranlarda tavuk dürüm balık ekmek gibi ürünler bostancı sahili ile aynı gibiydi. gözüme çarpan dükkanların tabelaları bir örnek olmuş. migros carrefoursa da dahil. etkinlikte adalar belediye başkanı da kısa bir konuşma yaptı. onu da görme şansı oldu. marmara denizinde deniz havası almak isteyenler için adalar iyi bir durak. kiralık yazlıklar gördüm. ben özel olarak gitmem büyükada’ya. ama bir atmosfer değişikliği olursa diye gidilebilir.
büyükada