Kategori: Seyahat
Görgüsüzlüğün kitabını yazanlar
arkadaşlar threads’ten bir tur rehberinin gönderisi önüme düştü. normalde cevap yazmazdım ama gerçekten uyuz oldum. cevap yazdım. arkadaş tur rehberiymiş londra’dan gelmiş. binasının önündeki çöpün yanında eski eşyalar görmüş. biraz yaya yolunu kapatmış. kendi açmış ama söyle bir şey yazmış. londra’dan geldim kültür şoku yaşadım. yani bu türkler kültürsüz saygısız insanlara getiriyor. halbuki kendi görgüsüz. neden mi. o övdüğü londra’da kimler yaşıyor veriler yazayım.
Londra’nın demografik yapısı 2026 itibarıyla yaklaşık 9,1–9,9 milyon nüfusla Avrupa’nın en büyük şehirlerinden biri; nüfusun %40’tan fazlası yabancı doğumlu ve 300’den fazla dil konuşuluyor. Ancak son yıllarda yüksek yaşam maliyetleri ve göç politikaları nedeniyle nüfus artışı yavaşladı, hatta 2025–2026 döneminde %0,3 oranında düşüş yaşandı.
Etnik ve Kültürel Çeşitlilik
- Yabancı doğumlu oranı: %40+
- Büyük topluluklar: Hindistan, Pakistan, Nijerya, Polonya, Romanya.
- Yoğun çeşitlilik bölgeleri: Newham, Tower Hamlets, Brent (çoğunlukla beyaz olmayan nüfus).
- Daha homojen bölgeler: Richmond, Bromley (ağırlıklı beyaz Britanyalı).
- Dil çeşitliliği: 300’den fazla dil konuşuluyor
sormak lazım londra’dan istanbul’a gelince nasıl bir kültür şoku yaşıyorsun. veriler londra yaşayanların zaten yüzde 40’nın yabancı olduğunu ortaya koyuyor. yani ingiliz oranı çok yüksek değil. hasbam türkiye’yi beğenmiyor.
arkadaşlar avrupa metropolleri artık bozulmuş bu genel bir durum. londra’da bir de sokak ortasında soyulma riskin var. en azından istanbul’da o daha az.
Moda’da sabah yürüyüşü
arkadaşlar bu haftasonu pazar günü istanbul’da hafif çiseleyen yağmur vardı. ben de erken uyandım. vakit geçsin diye kadıköy rıhtımdan moda’ya doğru yürüyüş yaptım. sahilde cami yapılacak alanın etrafı kapalı içerisi görünmüyor herhalde inşaat başladı. hemen önünden başlayan sahil şeridinde kayalıkların üzeri de dahil çöp içerisinde idi. sadece alkol içenler değil. kola fanta kutuları da vardı. sabah 10 sularında çöpçüler büyük bir özveri ile temizliyordu. düşünün kü burada vakit geçirenlerin çoğu genç insanlar ve arkalarında çöp yığınları bırakmışlar. kadıköy’ün içinde caferağa mahallesinde de aynı sorunlar var. bir kadın instagram’a bu konu ile ilgili video atmış. kadıköy’e gelen insanlar arkalarında çöp yığınları bırakıyorlar. çok kötü bir durum bu. insanlarda çevre bilinci yok bunu belirtmek istedim. belki daha önce de değinmişimdir bu konuya ama tekrar belirtmek istedim.
Bursa Şehirlerarası Otobüs Terminali
Antalya’ya Alanyalılar Turizm ile seyahatimiz sırasında Bursa Şehirlerarası Otobüs Terminalinde kısa süreli durduk. Gerçekten temiz bir terminal. Et ve tavuk dönerciler var. Fiyat makul. Ben elim yağ olmasın diye salamlı kaşar peynirli sandviç aldım. 150 lira ödedim. Döner fiyatları da makuldü. 200 lira civarı idi. Meşhur Kafkas kestane şekercisi de vardı. Bursa Şehirlerarası Otobüs Terminalini gerçekten beğendim.
Ohrid, Kuzey Makedonya
Ohrid telaffuzu Makedonca Ohrid, ülkede konuşulan diğer diller olan Arnavutça ve Türkçe Ohri olarak geçiyor. Üsküp’ten otobüs ile 4 saat uzaklıkta. Yol genelde dağ yolu. Şehir Ohrid gölünün kenarına Kurulu. Genelde resimlerde Antalya Kaleiçine benzer olarak küçük evlerden oluşan tarihi şehri gösteriyorlar. Tarihi şehirde Osmanlı zamanından kalma bir çok ev var. Ohrid şehrinde otobüs ile girince Kuzey Makedonya geneli ile karşılaştırınca nispeten düzgün Türkiye’deki bir sayfiye yeri örneğin Alanya’ya benzer binalar. Tekne turları ile göl gezisi yapabiliyorsunuz. Tarihi şehri rehber ile gezmenizi öneririm. Küçük butik oteller, kafeler, dükkanlar var. Makedonya’nın meşhur incilerinden satın alabileceğiniz bir çok dükkan da var.. Üsküp’ten sonra en çok tercih edilen göl kıyısındaki şehir. Ohrid gölü volkanik bir göl, derinlik yer yer 200 metreyi buluyormuş. Ohrid golünün karşı kıyısı Arnavutluk. Tekne turunda Arnavutluk kıyıları da görünüyor. Kuzey Makedonya’nın nüfusunun yaklaşık yüzde yirmi eşi Arnavut olduğu için Ohrid ve yakın bölgelerde Arnavutça konuşan kişilere denk geliyorsunuz. Yine az da olsa Türkçe konuşanlara da rastlayabilirsiniz. Gitmeden bölgenin YouTube videolarını izleyin derim.
Ayasofya’nın üst katına bilet alıp çıkmaya değer mi?
arkadaşlar Ayasofya’nın üst katına bilet alıp çıkmaya değer mi, bu sorunun cevabını ben kendime göre vereceğim. öncelikle rehber sayfalarında üst katta hristiyanlıkla ilgili bir çok ikona yani resim var. makedonya’da gezerken rehber bize kiliselerdeki resimlerin insanların eskiden okuma yazma bilmemesinden ötürü dini ve tarihi olayların resmedildiğini söyledi. ben de internetteki bazı rehber sayfalarını inceledim. ayasofya’da da bu tarz dini ve tarihi olayları anlatan resimler var. örneğin imparator bilmem kim şunu yaptı, şu olay oldu gibisinden. bilmeyenler için alt kat cami olarak ibadete açık. müslüman olanlar oraya ücretsiz olarak ibadet için girebiliyor. benim üsküp merkezinde gördüğüm kilisenin görkemi karşısında ayasofya’nın üst katına çıksam aynı havayı hissedeceğimi sanmıyorum. üst kat bilet fiyatı güncel türklere 850 tl yabancılara 25 euro. ha yabancılar belki girip görmek ister ama açıkçası benim hiç ilgimi çekmez üst kat. ha illa kilise görmek isterseniz beyoğlu’ndaki herkese açık sen antuan kilisesini görmenizi öneririm. yine istanbul’da bir çok ücretsiz girilecek kilise var. ayasofya’ya turistler yoğun ilgi gösterdiğinden biletli giriş haliyle ama bana üst kat bir şey ifade etmez. alt kata namaz için gidiyorum o ayrı. bu arada alt katta büyük resimler dışında zaten çoğunlukla cami havası var.
Kuzey Makedonya’da Türk düşmanlığı görmedim
arkadaşlar avrupanın bir ülkesinde türklere karşı bir düşmanlık hissedersiniz. tarihsel sebeplerle hiç sevmez. yunanlıların bazıları da sever gibi görünür ama çoğunluğu türkleri sevmezler. batı avrupa’da da bir çok yerde türkleri ve türkiye’den gelenleri sevmezler. avrupada bir çok kürt de pkk sempatizanı olduğu için batı avrupa’da bu nefreti körüklerler. geçen dünya kupası sürecinde abd’de üzerinden türkiye forması ile yürürken çekim yapan bir genç bir ermeninin sözlü tacizine uğruyor. kuzey makedonya’da 20-30 bin civarında yerleşik türk de olduğu için ayrıca nüfusun yüzde yirmibeşi de müslüman olduğu için türklere karşı bir düşmanlık görmedim ben. hatta rehberimiz türk olmadığı halde bir çok türkçe konuşan olduğunu söyledi. ohrid’in merkezinde de maraş dondurmacısı gördüm. avrupadaki türk düşmanlığı bilinç altlarında türklere karşı olan bir ezilmişlikten geliyor. sonuçta ülkemizi işgal etmiş millletler. kurtuluş savaşı ile gazi mustafa kemal atatürk ve silah arkadaşları hepsini ülkeden def etti. benim anladığım balkanlarda müslümanlık kimlik için korunan önemli bir aidiyet ama türkiye’deki gibi bir yobazlık yok. bu da iç içe yaşamdan ötürü geliyor diye düşünüyorum.
Artiz K.’nın Yunan Adasında tahta sandalyeye oturması
bilerek artiz yazdım ilgili kişiye çünkü sanatçı deyip sanatı aşağılamak istemiyorum, ismini de açıkça yazamıyoruz musallat oluyor bu tarz kişiler sonra. artiz zat bir yunan adasında eşiyle tahta masa ve sandalyeye oturdu ne kadar doğal diye haber yapmışlar. arkadaşlar sözü geçen yer bir ada, orada imkanlar o kadar, otantik gördüğünüz yer, orayı da aşağılamak istemem ama, az gelişmişlikten öyle. doğal değil yani. türkiye çok daha gelişmiş ondan şartlar biraz daha gelişmiş görünüyor en azından. ilgili ülkede yenilenen dairelerde görüyoruz mutfak dolapları çelik kapılar bile türkiye’den gidiyor. yani mesele otantiklik doğallık değil adanın imkanları. zaten oraya giden de bunu kabul ederek gidiyor. ama o artiz ile eşi tükiye’de olsa emin olun bodrum’un en pahalı beach club’ında olacaktı. yoksa statüsü düşecek diye gitmez eski tip yere. zaten biz de biliyorsunuz adam öyle bir yerde otursa aaa adama bak milyonlar kazanıyor gide gide oraya mı gitmiş denir. mesela gazeteci f. fransız rivierasından mal beyanında bulunur gibi hikayeler anlatıyor. görgü ince bir çizgi türkiye’de ama sözüm ona çok medeni olan kişilerde bile bunu görmek pek olası değil. celal şengör’ün bu durumu izah eden çok güzel bir sözü var, özetle şöyle erkeği mercedes’e biner kadını bikini giyer ama ruhu….. , siz tamamlayın rastgele.
Hotel Izgrev Spa & Aqua Park
Hotel Izgrev Spa & Aqua Park Kuzey Makedonya’da Ohrid Gölü kıyısında olan bir otel. Struga şehir merkezine taksi ile 5 dakika Ohrid şehrine taksi ile yarım saat uzaklıkta. otele ohrid şehir merkezinden tekne ile de ulaşım için bir iskele konmuş. grup olarak geliyorsanız göl üzerinden gitmek güzel olabilir. Otelin bir cephesi ağaçları içerisinde bir tepe diğer cephesi ise göl manzaralı. benim kaldığım oda tepe manzaralı idi. arkadaşlar kuzey makedonya’da taharet musluğu yok. oteldeki taharet muslukları da tesisata bağlı değil su gelmiyor. 2 gün otelde kahvaltı ettik. kahvaltı bizdeki her şey dahil oteller ayarından yok yok. sosislerde domuz eti yoktu tavuk eti idi. otelde öğle yemeği de yedik. dediğim gibi bizdeki ortalama bir her şey dahil otel ile birebir aynı. yurt dışında türklerin en çok zorlandığı konu yemeklerdir. kuzey makedenya’daki izgrev otel hiç sorun yaşamadım. odalar konforlu yirmi dört saat klima çalışıyor. tv var. tabi tv de yerel makedonca ve arnuvatça kanallar var. makedonlar kiril alfabesi kullanırken, arnavutlar latin alfabesi ile yazıyor. üsküp’teki havalimanından da tabelalar bu 2 dilde. otelin bitişinden orta büyüklükte fiilen işleyen bir kilise var. burada bir kaç evlenen çift gördüm. bizdeki nikah salonu havasında. kilisenin içerisinden de geçerseniz struga’ya giden yol üzerindeki küçük yerleşimleri görüyorsunuz. arkadaşlar kuzey makedonya’da başkent üsküp hariç diğer şehirler 50-100 bin nüfus zaten. kalabalık bir ülke değil. neyse otel izgrev’i ben beğendim. biz haziran başından gittik. hava 3 saat harici çok sıcak sayılmazdı. havuz ve aquapark yeni açılıyordu. tadilat bitmek üzereydi. açıkçası ben girmedim.
Vedat Milor’un önerdiği en iyi lahmacuncu
arkadaşlar vedat milor’un önerdiği lahmacunlar içerisinde ilk ikisi arasında kıyaslama yapacağım. birinci sırada bostancı cami sokakta yer alan antep kuzu lahmacun kilis tava ikinci sırada ise ataşehir’deki kilisli ömer usta var. vedat milor bostancı’daki lahmacuncuyu birinci sıraya koymuş. bence hiç de öyle değil. ikisine de bir hafta ara ile gittik. bostancıdaki lahmacuncu da lahmacunun tanesi 200 tl. daha az et dolu. 4 lahmacun bir ayran bir su 910 tl ödedik. kilisli ömer usta ise bir lahmacun tekerlek boyutunda geliyor bostancı’daki 2 lahmacuna bedel. et daha çok. 2 lahmacun 550 tl ödedik. antep kuzuda garnitürde domates yok. istedik koymuyoruz dediler. ataşehir kilisli ömer’de domates getiriyor garnitürde. bana sorarsınız vedat milor bu sıralamayı yaparken sırayı şaşırmış. çünkü ataşehir’deki kilisli ömer usta, bostancı’daki antep kuzu kilis tava’dan çok daha lezzetli ve güzel. çok ciddi fiyat farkı da var.

Antalya’da bu yıl tuzlu deniz
30 Ağustos 2026
Seyahat
Yorum yok
onurkayikci
arkadaşlar bu yıl hem ağustos ayının başında hem sonunda Antalya’ya geldim aşırı tuzlu bir deniz var. ağustos sonu daha sıcaktı deniz. ama mayo ve cildimde aşırı tuz birikti hep.. ağustosun son günleri acayip fırtına var. sahilde kumlar hep havaya kalkıyor.. ayın son günlerinde güneş rahatsız etmiyor fazla…
Ağustosantalya