Etiket: kitap
Zengin Baba Yoksul Baba – Robert Kiyosaki ve Sharon L. Lechter
kitabı yaklaşık 15 sene önce okumuştum. tekrar okuyacaktım, biraz başladım, ama dijital pazarlama dersleri veren fatih çoban ın kitabın özetin hediye ettiği bir reklam gördüm ve özeti okudum bu sefer. kitap finansal kaynaklarınızı nasıl idare etmeniz konusunda size tavsiyeler veriyor, tam açıklamayım büyü bozulmasın kitabı alıp okuyun, güzel bir kitap…
benim özet yapmam gerekirse, kitap para kazanma para harcama parayı ideal bir yaşam için verimli kullanmanın yollarını anlatıyor…
Tanık – Pınar Eğilmez
bu kitabı alırken ben kitabın arkasında şöyle bir yazı gözüme çarptı, ilk kitabını kendi cebinden para vererek bastırmış, beğenilince bu kitabı yayın evi, doğan kitap, basmış diye bir yazı vardı, ben de destek olmak için aldım. yani konuya bakmadım, ne çıkarsa bahtımıza diye. boğaziçi sosyoloji mezunu olup eskortluk yapan bir kadının başından geçenleri anlatıyor. güzel başladı, yani yormuyor insanı hızlı okunabiliyor, isterseniz alın okuyun derim…
kitap roman, yazar 75 doğumlu evliymiş, bir çocuk annesiymiş…
bu arada ben konuyu bilmeden aldım, almayın demiyorum, ama eskortluk deyip konuyu basite indirmeyelim, fahişelik fuhuş kanundışı, ama bir kadının anlatımında fahişe hayatı okumak da ilginç oluyor… başka bir yabancı kitapta konu olan evli çocuklu kadın genç erkekle kaçınca yazar şaşırmayın kadınların yarısı fahişe ruhludur demişti. görünen o ki bu kitabın yazarı kadın da hikayedeki boğaziçi mezunu kadına fahişeliği layık görmüş, böyle bir karakter yaratmış. demek ki kadın bakış açısıyla fahişelik eğitim meselesi değil ruh meselesi…
kitabı kötülemiyorum, hikaye çok güzel yazılmış. bu arada yazar basra körfezinde yaşıyor deniyor, iran olduğunu zannetmiyorum, o zaman bir arap ülkesinde olmalı…
şunu belirtmem gerekir ki, aslı t kızmaz ve feyza altun gibi sümüklülerin yazarım diye kitap yazdığı ortamda pınar eğilmez in, bu kitabına bakarak karar veriyorum, ilk kitabını konusu her neyse cebinden para verip bastırması çok yazık olmuş. pınar eğilmez onlardan yaşça daha büyük, kuşak farkı da olaylara daha gerçekçi bakmasını sağlıyor. tanık daki hikaye eskortun seks hikayelerinden ibaret değil, yaşamının her anını içeriyor ve güzel yazmış…
Hep Sevgili Kalalım – Fatma Torun Reid
kitabın yazarı hanım efendi bir uzman psikolog. kitap da boşanma aşamasına gelmiş çiftlerin hikayeleri yer alıyor. hikayeler gerçek isimler değiştirilmiş. yalnız konu kitabın isimdeki gibi değil. hikayeler boşanmalarla sonuçlanıyor ve yeniden evlenmeler vs.
yalnız kitap 2011 de yazılmış, yazar diyor ki günümüz kadınları evlilikteki ilk sorunda ilk durakta inmeyi tercih ediyor, yani boşanmayı. yazar kadın olmasına rağmen bu tespiti yapabiliyor. bunun yanında eski mutsuz evlilikler yaşanmalı mıydı diyor.
erkekler de düzenleri bozulduğu için boşanma süreci kimi zaman şiddetle sonuçlanıyor ya da karşı çıkıyor diye bir tespit var.
aslında bu boşanmaların altında sadece duygusal, maddi nedenler değil 90 lı yıllardan sonra değişen kadınların cinsel yaşamı da etkili. etrafta gezen seks bağımlısı kadınlar ve bunların partneri erkekler hiç bir zaman ideal uyumu bulamıyor aslında. bunlar ruhu olmayan sadece bedenler. bu konuda çok gerçek örnek biliyorum, yazsam uzun hikaye…
yoga meditasyon üstadı akif manaf ın bir sözü var ne günümüz kadını, ne günümüz erkekleri çocuk yetiştirecek seviyede değil. çocuklar yapıldıktan sonra devlet onları alıp yurtlarda devlet analar babaları tarafından yetiştirmelidir der. tespit bu günümüz durumuna tam oturmuş, olur mu zor tabii….
bu arada bu yazar da gitmiş yabancıyla evlenmiş, ahkam kesiyor, türkler standart bir millet değil, laik var, muhafazakar var, var oğlu var, kendi içinde bile değer yargıları farklılaşıyor. benim size kişisel tavsiyem üniversitelerin aile danışmanlığı sertifika programları var, psikologlara, avukatlara para kaptıracağınıza siz de danışman olun para kazanın, her yıkım arkasından fırsat doğurabilir. boşanıyorsanız üzülmeyin dediğimi yapın….
freud un bir sözü var , needs never full satisfied der, yani ihtiyaçlar hiç bir zaman tam tahmin edilemez, buna arzuları da ekleyebilirsiniz. onun için arzularını frenleyemeyen kadın erkeği kötülemek için her zaman bir sebep bulacaktır. kitap bunun örnekleriyle dolu, ama yazar durumu bu açıdan değil kadın bakış açısından görüyor. dostoyevski der ki en onurlusu bile köle olmaya razı, yani bazen dersiniz bu kadın bu adamda (öküz de) ne buluyor diye, dostoyevski nin dediğine geliyor maddi manevi duygusunu tatmin edince kadın, köle olmaya bile razı görünüyor o zaman.
400 Soruda İslam – Yaşar Nuri Öztürk
dini konulara ilgim olduğunu siteyi takip edenler görmüştür. yaşar nuri öztürk ün 400 soruda islam kitabı kuran’ın hayatımızdaki sorulara nasıl cevaplar verdiğini ve islamiyeti daha iyi anlamamızı sağlayan bir çalışma. ilgisi olanlara tavsiye ederim…
kitapta sorulara verilen cevaplarda tasavvuf, felsefe açısından da bir bakış açısı var…
benim bu konularla ilgili düşüncem maneviyat insanın içinde olan bir olgudur. ateist forumlarda dinlerde tarif edilen ideal insanı gerçek yaşantı içerinde göremeyen ateistler hem dine hem insanlara sövüyorlar. din size seçim sunar. iyiyi mi kötüyü mü seçeceksin, kararı insanın iradesine bırakır. dünyadaki tüm inançlara saygı göstermek gerekir. batılılar şunu fark etmiş bütün dünyayı hristiyanlaştırmak boş bir çaba. bunun için ekonomik kalkınmaya gelişmeye zaman harcamışlardır. aslında islam da insanın her zaman ilerlemesini tavsiye eder yaşar nuri de bu konulara değinmiş, ama müslüman dünyasının geri kalmışlığına bakınca ateistler de dine sövüyor gibi gözüküyor. bu da bir kaçış yolu ama konu din değil benim fikrime göre…
türkiye deki siyasal islamcı iktidarın islam ın ismini kullanarak dini menfaati için kullanması ve dinde yer almayan uygulamaları kitlelere dayatması ateistlerin dine karşı nefretini arttırmaktan başka bir şeye yaramıyor…
Kur’an-ı Kerim’in Gizli Öğretisi – Ergun Candan
Kitaba yeni başladım. kitap Kuran daki ayetleri olaylarla beraber açıklıyor. Hz Muhammed in hayatından kesitler ile başlıyor. faydalı bir çalışma. hristiyanların İsa Mesih’in yaşamı ve ilk kilise tarihi diye dağıttığı kitap veya cd var, ona benziyor. kitap 2010 da yazılmış, geç bile kalınmış. ilk başlangıçta 100 sayfa kadar okudum. yanlız kitap 500-600 sayfa kadar yani, okumam zaman alacak.
kitap her ne kadar kuran ayetleri üzerine gibi dursa da, dini olaylara tevrat veya semavi olmayan inançlar üzerinden de örnekler veriliyor. güzel bir çalışma. kuran a ilgi duyan yada dini konulara ilgi duyanların okumasını tavsiye ederim…
bence kitap dini konulara ilgili duyanlar için bir baş yapıt. bir kere ayetleri tarihsel süreçlere ve olaylara göre detaylı açıklıyor. kuran’ı okurken biraz zorlanabilirsiniz, çünkü dine biraz hakim olmak gerekiyor. hz muhammed in hayatıyla konulara giriş yapılıyor. bu kitap tam bir yardımcı kitap, ben zevkle okuyorum. böyle bir dini araştırma kitabı arıyordum buldum. kitap ne ön yargılı, ne baskıcı, tam tarafsızlık içinde güzel bir eser… hadis kitabı okuyacağınıza, eğer kuran’ı okumak istiyorsanız, önce bu kitabı okuyun ve sonrasında kuran’ı okumaya başlayın derim…
Tuz – Maurice Gee
Okulu bitirince kitap okumaya tekrar başladım. malum yasak da var evdeyiz. tuz kitabı bir şirkete bağlı köle gibi çalışan insanların hikayesini anlatıyor. şirket dediğimiz bir devlet otoritesi gibi bir şey adı şirket. ilerleyen zaman kitapta ilerledikçe görüşlerimi yazacağım. roman bu. üçlemeymiş bu arada. ben ilk kitabı okur bırakırım, zaten migros tan indirimden aldım. diğer iki kitabı bulur muyum, arar mıyım şüpheli..
bu arada migros tan indirimden 4.8 gibi bir fiyata aldığım kitap internet sitelerinde 20 lira hatta bir yerde 30 küsur liraya gördüm. internetten kesinlikle kitap almayın hem kitap fiyatı kadar kargo ücreti vereceksiniz hem de gözle görülür şekilde kazıklanacaksınız. migros, d&r gibi yerlerdeki indirimli kitapları takip edin. bu arada d&r şu an akp yandaşı a haber grubunda ve bir sürü akp yi pohpohlayan ısmarlama yazılmış kitap satıyor, ama normal ucuz kitaplar da buluyorsunuz…
kitap sürükleyici bir roman. filmi bile yapılabilir, belki de vardır. şimdi yabancı birinin yazdığı bir romanla, bir türkün yazdığı roman arasında dağlar kadar fark var. şunu kastediyorum, eğer okuduğunuz roman yeni nesil bir türk kadın tarafından yazılmışsa direkt erkek nefreti ve kelimelerle erkekten intikam alma duyguları göreceksiniz, ki bu da şunu gösterir ki yeni nesil genç kadınlar kimliğini özümsememiş, kurgusunu erkeğe saldırarak kuruyor. diyelim ki orhan pamuk okudunuz, hikayelerde ya islami sokuşturmalar ya da islam a laf sokmalar mevcut. kısacası iyisi de kötüsü de türklerin yazdığı kitapların ruhu muhafazakar, içe kapalı dünyadan bir haber. benim tavsiyem roman okuyacaksanız yabancı roman okuyun. yabancıların muhafazakar değer üzerinden bir arayışı yok, yüz yıllar önce aşmışlar bu konuları. tuz kitabıysa tesadüfen yolu kesişen birilerinin hikayesini anlatıyor…
kitabın sonlarına doğru konu dağıldı. kayıp babasına ulaşan kişinin ve babasının devamında başında geçenler kitaba zorlama bir uzatma getiriyor. kitap 4/3 lük kısımda güzel, ama sonralara doğru gerçekten sıkıyor. 2-3 kitap olarak okunmaz, değmez çünkü…
kitabı bitirdim. kitap sonunda bir evlilikle bitiyor. ayrıca anladığım kadarıyla kitaptaki insanları sömüren şirket dağılıyor…
Gönüllü Kuruluşlarda Liderlik
Lions 118Y Geçmiş Dönem Genel Yönetmeni Ethem Alkan’ın yazdığı Gönüllü Kuruluşlarda Liderlik kitabı bir sivil toplum kuruluşu yönetiminde ne gibi unsurları ön plana çıkartıp uygulamamız konusunda bize bazı ipuçları veriyor. Üyelerin nasıl delege edilmesi, nasıl motive edilmesi, nasıl görevlendirilmesinin yanında etkili toplantı düzeni ve içeriğiyle de bilgiler veriyor. kitap 100 sayfaya yakın ve güncel yaşamdan örnekler veriyor. faydalı bir eser…
Görünmeyen Koleksiyon – Stefan Zweig
Kitap stefan zweig ın. yeni başladım. kitabın konusuyla ilgili arka kapağında yazan yazıyı özetle yazayım. değerli bir koleksiyon sahibi kör bir adamın koleksiyonun ailesi tarafından habersiz satılmasıyla ilgili yaşananları anlatıyor. kısa bir kitap 80 sayfa civarı. ama ciltli. sanırsam klasik bir eser. kitapta konu gayet akıcı anlatılıyor. bu kitabı 10 liraya aldım.
Kitap ismini ilk hikayeden alıyor fakat kitapta bu hikayeden başka mürebbiye ve leporalla isimli iki hikaye daha var. toplam üç hikayede güzel bir edebiyat eseri okumuş oluyorsunuz.
şimdi böyle bir kitaba 10 tl helali hoş olsun. ama sakın piyasada 15 lira civarı satılan, miraç çağrı aktaş – kendine hoşgeldin, feyza altun – sınırda üç kadın, aslı t kızmaz – olmasa da olur, adlı kitapları almayın. bu eser koridor yayınlarından çıkmış böyle klasik eserleri okuyun. çünkü diğer üç kitaba lanet ettim, bunlar yayın evlerinin para kazanmak amacıyla ticari olarak yazdırdığı her hangi bir değeri olmayan kağıt ziyanı çünkü. mukayeseyi görünmeyen koleksiyon adlı eserle karşılaştırarak yapıyorum.
koridor yayınlarına destek verin ki, böyle eserlerin gerisi gelsin. kimseyi boş yere zengin etmeye şöhret etmeye gerek yok…
Dünyanın merkezine yolculuk – Jules Verne
Aslında çocukken bunun filmini izledim mi hatırlamıyorum. bu kitabı a101 den aldım. jules verne in güzel bir eseri. bir gün şifreli bir mesaj bulan bir alman profesörün bunu çözerek dünyanın merkezine yaptığı yolculuğu anlatıyor. peki neresi mi bu dünyanın merkezi. izlanda dan bir mağaradan başladıkları yer altındaki yolculuk italya dan etna yanardağından çıkarak son buluyor. sonunda profesör, yolculukta ona eşlik eden yeğeni ve rehber meşhur oluyorlar. güzel sürükleyici bir kitap. vakit geçirmek için güzel…

Hey Gavur Anlatsana – Can Nuroğlu
16 Mart 2022
Kültür
Hey Gavur Anlatsana – Can Nuroğlu için yorumlar kapalı
onurkayikci
geçen gün yürürken bir bankın üzerine bırakılmış 2 tane kitap gördüm. merak edip yaklaşınca birinin başlıkta adı geçen kitap olduğunu diğerinin ise incil olduğunu gördüm. ben de incilin ingilizcesi vardı ama türkçesi yoktu bu kitapla beraber aldım. üzerlerinde bunlar hediyedir alabilirsiniz yazılıydı. tam adamını buldu ben de aldım zaten. kitap hristiyan olmuş bir türk tarafından türkiye de hrıstiyanlara nasıl bakılıyor, hristiyanlık islama nasıl bakıyor sorular ve cevaplar şeklinde.
kitap batı ülkelerinde sadece nüfusun yüzde 10 un da hristiyan bir yaşantı olduğunu kalan yüzde 90 ın hümanist yani insanı temel alan bakış açısının var olduğunu belirterek bu durumu eleştiriyor. hatta bir yerde diyor ki hristiyan düşünce haçlı seferlerine sebep olmuş ve diğer insanların nefretini çekmiş. yani kitap kendi kendiyle çelişiyor. kılıçdaroğlu geçen bir konuşma yapıyor, islam ülkeleri gelişmiş ülkeler içerisinde yok gibi cahilce bir saptama yapıyor. sayın kılıçdaroğlu o batılı ülkeler dini bilimin dışında (sofu hristiyanlığı, rönesanstan beri) tuttuğu için bu noktalara gelmiş, konunun dinle alakası yok.
şunu belirtmem gerekirse benim hayat felsefem mevlana gibi gel ne olursa gel gibidir. ben hiç bir dine, inanca nefret beslemiyorum.
şimdi bu kitabın zamanlaması şu açıdan iyi oldu, çünkü gün önce avrupa ve islam isimli bir araştırma kitabı aldım. bunu okumadan önce hristiyan bakış açısını tam net görmem gerekiyordu. iyi oldu…
cannuroğluheygavuranlatsanakitapyorum