Gittigidiyor’dan alışveriş
Geçen evdeki tuvalet kağıdı tutucu kırıldı. onun yerine yeni bir parça almak istedim. n11 in sitesi açılmıyordu. uzun süre sonra gittigidiyor a girdim. ürünü oradan buldum ve aldım. malum pandemi süreci yoğunluğundan ptt kargo dan ürün 5 günde geldi. ürünü aldım. sorunsuz. yerine taktım kullanıyorum. uzun süre sonra gittigidiyor dan alışveriş yapmış oldum. böyle bir parçayı internet ten almanın avantajı, çıkıp nalbur nalbur gezip aramıyorsunuz. ürün 10 liralık bir parça kargoyu ödemeli gönderdiler. kargo ücreti ptt kargo dan 6.5 lira tuttu. ucuz bir parça olduğu için riske girip gittigidiyordan aldım. ama ben oradan ne tekstil ürünü ya da pahalı herhangi bir şey satın almamakta kararlıyım.
Ayasofya’da ilk namaz
Ayasofya’da devlet erkanının katılımıyla yıllar sonra ilk namaz kılındı. hayırlı olsun. bu arada tv de çıkan habere göre yunanistan da bayraklar yarıya indirilmiş. enteresan bir durum. umarım ayasofya nın cami oluşu oranın daha iyi bakılmasını sağlar. bu arada ayasofya nın 14 yaşındaki kedisi gli nin durumu bazı kişiler arasında tartışmalar yarattı. ben bir cuma namazında dinlemiştim. peygamberimizin entarisine bir köpek oturuyor, uyuyor ve köpeği kovmak isteyenlere karşı çıktığı söylenmişti. sokak canlarına da sahip çıkmak gerekir…
Telefon fiyatları uçmuş gidiyor
Pandemi süreci yani mart 2020 den önce 950 tl ye satılan vestel, xiomi gibi markaların 32 gb telefonları, temmuzda tavan yaptı, 1400-1500 lira. en ucuz hiking diye yerli yeni bir markada 1300 liraya 32 gb telefon gördüm. gerçekten çok kötü bir durum bu. tam telefonlar ucuzlamış derken fiyatlar tavan yaptı, vergisi mi arttı ne oldu acaba…
İstanbul sözleşmesine hayır !
Ben bu başlığı atmayı düşünüp bir yazı yazmayı düşünüyordum, muğla daki elim cinayet meydana geldi. istanbul sözleşmesi bu cinayeti önlemeye yarayacak bir olgu değil. o elim cinayetteki çarpık ilişkileri de topluma meşru göstermeye çalışan zihniyete de karşıyım. meraklısı girsin baksın nasıl bir olaymış internet ten. kadının beyanı esastır bir saçmalıktır, pozitif ayrıcılık bile değil bir iftiracılıktır. kimsenin beyanı esas olamaz. türk aile yapısını istanbul sözleşmesinin zedelediği konusunda ben de hem fikirim. ayrıca öbür boyu nafaka, erkeği yolunacak kaz gören zihniyete de karşıyım. mhp seçim öncesi bunun düzenleneceğini söylemişti tık yok. cumhurbaşkanı erdoğan a ve cumhur ittifakına istanbul sözleşmesinden çıkılması konusunda büyük iş düşüyor bence. çünkü bu konu muhalefetin elinde istismara açık. muhalefet bu konuyu çözemez.
Bu dönem açıköğretimde okuduğum bölümde kadın erkek davranışlarını inceleyen bir ders vardı. kadınların ve erkeklerin olaylara yaklaşımı tamamen farklı kendi doğaları gereği. haklar anlamında eşitlik tabiiki olacak ve ruhen farklı iki cins, haliyle olaylara bakış açıları farklı bunu kabul etmemek doğaya karşı çıkmak olur. Ben fikrimde kararlıyım kimsenin beyanı esas olamaz. insanın olduğu her yerde pislik, rezillik, iftira oluyor, kadınlara bir ayrıcalık verme anlamı taşımaz bu ki beyanı esas olsun.
Açıkçası ben insanlardan çok hayvan haklarıyla daha çok ilgiliyim, hayvanlar savaşmaz, iftira atmaz, sadece doğası gereği avlanır, ziyan etmez, pislik rezillik yapmaz. Doğanın bütün rezilliği insana özgüdür, geçen haber globalde bir uzman diyordu ki, 1800 lerde avrupa da kadınların kurduğu felsefe kulüpleri, düşünce kulüpleri vardı, türk kadınlarında bu yok, olmadı. ikinci dünya savaşında batılı kadınlar haklarını söke söke aldı, bir çok erkeğin savaşta ölmesi sonucu, çabalamadan alınan haklar bizde hep daha fazlası daha fazlası şımarıklığına doğru gidiyor.
Zihniyet olarak batıyla aramızda 100 yıl var zaten, yurtdışına çıkanlar görür. Türk kadının da zihniyet olarak kendini geliştirmesi gerekiyor bence..
Şimdi bu yazıyı okuyanlardan şöyle bir ses duyar gibiyim, onur nooldu çark mı ettin, taraf mı değiştirdin. be güzel kardeşim hukukun tarafı mı olur, avukatların tarafı olur, hukukun tarafı eşitlikten yana olur. kadının beyanı esastır, hukukun tarafsızlığına aykırı yüzde yüz. bununla ilgili milligazete de çok güzel bir köşe yazısı kaleme alınmış. istanbul büyükşehir belediyesinde çalışan başı açık bayanlarla başı kapalı bayanlar arasında ağız tartışması çıkmış başörtüsü üzerinden, şimdi milli gazete yazarı diyor ki, iki taraf da kadın, hangi kadının beyanı esas alınacak. işte gerçekten kadının beyanı esastır demek yeri gelir erkek düşmanlığına, iftiraya sebep olur, böyle saçmalık olmaz. ben yazıyı bitirirken yine başa dönüyor ve cumhur ittifakının, özellikle cumhurbaşkanı erdoğan ın bu konuya el atarak istanbul sözleşmesinin yürürlükten kaldırılmasını ya da revize edilmesini sağlayacağını ummaktayım…
http://chng.it/QvcQQwBDzY – sözleşmeye hayır demek için kampanyayı imzalayın…
Chp nin bu konuyu istimar edeceğini söylemiştim. nitekim kılıçdaroğlu nun yeniden başkan geçildiği genel kurulda, bir chp li kadın kürsüden bu konuyu istismar ediyordu, dinledim… Daha sonra kılıçdaroğlu iktidara yürüyoruz, ileri demokrasi gibi bir konuşma yaptı. Haklı olarak İstanbul sözleşmesine karşı çıkanları hedef gösteren bir zihniyetle aynı kürsüden konuşma yapan biri önce kendi demokrasi anlayışını gözden geçirmelidir…
Kadına şiddete tabii ki hayır, ama istanbul sözleşmesi bu haliyle kutuplaştırmayı arttırır ve toplumsal uzlaşma ile barışı sağlayamaz…
Ben kadın düşmanı falan değilim, vahşi şiddet uygulayan ruh hastalarına tabii ki karşıyım, yanlış anlaşılmasın. Ama katıldığım canlı bir sunumda konuşmacı 100 kadından 5 i dahi olsa istanbul sözleşmesini suistimal edip erkeklere yalan beyanla uzaklaştırma kararı verildiğini söyledi. işte bu olmaz hukuk da hata olmaz, ne sözleşmesi ne kanunu olacaksa suistimale mahal vermemelidir, ben bunun yanlışlığına karşıyım…
saadet partisi başkanı temel karamollaoğlu istanbul sözleşmesinden sonra kadına şiddet olaylarında patlama var diyor, önce aileyi korumalıyız diyor, tamamen katılıyorum..
Tebrikler Başakşehir
Ben çocukken üç büyüklerden hariç kimse şampiyon olamaz denirdi, bir bursaspor şimdi de başakşehir şampiyonluğu gördüm. Okan buruk hoca olarak tarihe geçti, keza mehmet topal, dem ba ba, skirtel, senelerdir istikrarı koruyan diğer futbolcular.. şimdi sırada uefa avrupa liginde kopenhag dan sonra machester united ı yenip uefa kupasını almak yakışır bu altın kadroya. cidden tebrikler…
Önümüzdeki yıl yürürlükten kalkacak mevcut yabancı kuralı da bu tarz takımların lige heyecan katması için önemli. bu arada bu sene seçim yok bir şey yok, ak partinin takımı olarak bilinen başakşehir için ak partinin oyları riske atacağı bir durum da yok. şampiyon olmak için ideal bir sezondu başakşehir için. trabzon pandemi sürecini iyi değerlendiremedi ve eliyle şampiyonluğu verdi. üç büyük takım ise nal topladı bu sene. hele fener, senelerdir şampiyonluğu yok, adı kalmış bir tek.. ::)))
Galatasaray için bu sezonda hatırda kalan ise 20 yıl sonra fener i kadıköy de yenmek oldu, pandemi sürecinde yaşanan aksaklıklar, musleranın pandemi dönüşü ayağının kırılışı, fatih hoca nın korona kapması, başkan mustafa cengiz in rahatsızlığı cim bom u yarışın dışına itti…
Honda toplamış gidiyor
Eylül 2021 de honda türkiye fabrikasının kapanacağı açıklandı. youtube a girerseniz türkiye de üretilen hondalarla ilgili şikayet dolu, göçük sorunu diye bir olay var. hayırlı olsun yeni karar. bu arada yerli otomobil fabrikasının temeli atılmış. umarım başarılı olur..
Ayasofya
Ayasofya ibadete açıldı. dış çekim yapmışlar. ayasofya yı bakımsız gördüm. acaba cami olsa daha mı iyi korunur. müze giriş ücreti de kaldırılmış oldu. aslında bu konu siyasi bir konu, hristiyan dünyasından itiraz var. sanki ispanya da endülüs camileri kiliseye çevrilmemiş. aslında bu dini mabetlerde hangi cemaat bölgede çoksa konjonktür zaten o mabedi çoğunluğun dinine göre şekilleniyor. bizde de ayasofya cami oldu. pek şaşırmadım aslında…
Web sitesi yapmak istiyorum, ne öğrenmeliyim ?
Bir web sitesi yapmak istiyorum ne öğrenmeliyim derseniz, günümüzde hiç bir şey öğrenmeden de editör programları sayesinde bir web sitesi yapabilirsiniz. internet te ücretsiz bulacağınız temaları da kullanabilirsiniz. ama bana sorarsanız web tasarımını layıkıyla yapmak için html kodlamasında temel kodları öğrenmeniz gerekir. örnek vermek gerekirse ben php kodu yazmayı biliyor muyum ? yoo bilmiyorum. bu site wordpress sistemi kullanıyor, php kodu üzerine, ama ben temel html kodlarını biliyorum. yani wordpress in editöründe tema üzerine ufak eklemeler yapabiliyorum. yani temel html kodları işin ana kısmı. ben 20 yıl önce ilk internet sitemi yaparken herhangi bir sürükle bırak editörü daha piyasaya çıkmamıştı. microsoft frontpage bile sonra çıktı. tutmadı. çünkü tam anlamıyla randıman alamıyorsunuz. internet te ücretsiz yığınla menüler oluşturabileceğiniz dhtml kodları, java scriptler bir çok sey ücretsiz mevcut. ama wordpress çıktığından beri bir çok kişi wordpress ve ücretsiz temalar üzerinden kendi sitesini geliştiriyor. wordpress te temaları türkçeleştirmenizi sağlayan loco translate gibi eklentiler de mevcut. sonuç temel html kodlarını bilmek, biraz merak ve zaman harcamak gerek bu işlere…
Korkunç kaza
Dün saat 14.00 civarında Ataşehir Atatürk mahallesindeki 8 mart parkından geçerken yardım edin çığlıkları duydum. baktığımda salıncağın zincirinin koptuğunu ve genç bir kızın yüz üstü düştüğünü gördüm. sadece ben ve bir bey geldi. kız kan içerisinde yerde yatırıyordu. sonra 2 bayan daha geldi. hemen 112 yi aradım. kanaması olup olmadığını sordular. var dedim. 10 dakikada ambulans geldi. sağlık bakanımız fahrettin kocaya teşekkür etmemiz gerekir. Kızın annesi de geldi şöyle bir kontrol ettiler. annesi kızı götürdü. ambulans daha sonra gitti. Kızın bütün ön dişleri kırılmıştı. ambulansı arama zamanıma baktım saat 14.38 idi. Eğer bu genç kız ataşehir belediyesinden davacı olacaksa umarım beni bulur şahit olmaya hazırım. ataşehir belediyesine ait parkta salıncakların bakımının yapılması gerekirdi. kızın başına gelenlerin bedelini sorumlusu kimse ödemeli. bu arada belediye chpli…
Ben de bazı şeylere kızıyorum, yorumlar yazıyorum ama hiç bir partiye göbek bağım, siyasete de yakınlığım fazla yok aslında. siyaset arenası kişisel menfaat alanı gibi geliyor bana hangi parti olursa olsun…
Daha sonra aynı bölgeden tekrar geçtim. salıncak tamir edilmiş, yerdeki kanlar silinmemişti. salıncak da öyle çocuk salıncağı falan değil, gayet büyüklerin de kullanabileceği bir salıncaktı.

Feyza Altun – Sınırda Üç Kadın
29 Temmuz 2020
Kültür
Feyza Altun – Sınırda Üç Kadın için yorumlar kapalı
onurkayikci
Ucuz kısa kitap kategorisinde bir kitap. Kısa hikayeler var, bir başlayışta yarısına geldim, hikayeleri oluşturan bir roman aslında. Orta halli bir kitap. Vakit geçirmek için güzel.. Yalnız kitapta şöyle bir sorun var, sayfalarca ne anlattığı anlaşılmıyor, konuyu zor yakalıyorsunuz…
Hikayeler güzel analiz edilmiş ve anlatılmış. sadece kadın tarafı tutan bir bakış açısı yok aslında ortaya karışık yazılmış hikayeler… ama kendisinin marjinal feminist bir bakış açısı var, bu tarz insanları tanımak için okunabilir bu kitap… ben hikayeyi çok beğenmedim..
Kitapta rahatsız edici bir cinsellik var. istanbul sözleşmeci bu kafa kitaptaki erkek figürünü hemen tecavüzcü olarak yerleştirmiş hikayeye. bu tarz insanların kafa başka bir şeye basmıyor çünkü. erkek direkt düşman demek.
Kitap chp nin sırtından şöhrete kavuşmuş birinin yayımcıların desteğiyle hani buna da bir kitap yazdıralım şöhretine şöhret katalım tarzı bir kitap. bu marjinal feminist bakış açısıyla bunların iç dünyasının dışa yansıması dünya görüşleriyle ilgili görüşlerimi diğer kitap yorumlarımın içerisindeki yazıların içine serpiştirdim. feyza altun gibi insanların bakış açısı çok mahtap değil yani. yeni yetme özenti değersizliği değer diye gösteren bir bakış açısı. marjinal feministlerle ilgili görüşlerim için diğer yazıları takip edebilirsiniz… popüler kültürün sabun köpüğü insanları bunlar. bence chp nin sorunu chp büyüdükçe bu tarz insanlarda chp ye yapışarak şöhret oluyor. yoksa kim tanır feyza altun u…
ben kimsenin düşmanı falan değilim, yanlış anlaşılmasın. ama kitabı beğenmemem üzerine feyza altun la ilgili internet te yaptığım araştırma sonucu vardığım kanıların doğrultusunda bu yorumları yapıyorum. feministseniz alın okuyun, erkek düşmanlığında zirve yapın, ben bu mantaliteye karşıyım. yazarların anlattığı konuların da biraz kendi iç dünyalarının dışa vurumu olduğuna inanıyorum.. ben kadınların çoğunluğunun feminist bakış açısıyla erkek düşmanı olduğuna inanmıyorum..
bu arada youtube da kendisi ile ilgili nasıl bir video var diye bir araştırma yapayım dedim. bilmem ne forumunda konuşuyor, yok kadınlar bunları yapıyor erkekler bunları yapıyor gibisinden anlatıp duruyor. bu tarz insanlar kendi cinsiyetini de özümseyememiş insanlar. kadın ve erkek haklar anlamında tabii ki eşit olacak ama kendisine anadolu üniversitesinde verilen etkili iletişim teknikleri dersini tavsiye ederim ki, kadın ve erkek nasıl iki farklı biyolojik varlık, nasıl aynı olaylara farklı tepki veriyorlar, aynı olamazlar biraz öğrensin. erkekleri yüzde yüz anlaman için erkek olman lazım. benim hayatta en nefret ettiğim şey bir kadının eşitlik değil eksiklik peşine düşmesi, karşı cinsle aşık atmasıdır. önce kendini özümseyeceksin. kendinle barışık olacaksın. senin mantığında madem herkes eşit o zaman erkek boşanınca kadına nafaka ödemesin, herkes yoluna gitsin, neden ömür boyu nafaka veriyor. işinize gelince eşitlik işinize gelmeyince mağdurluk, bu akp zihniyeti, chp bu kafa yüzünden kaybediyor zaten, oylar çakılmış yüzde 20 ye artmıyor, artmaz da böyle insanları içine alıp tv lerde pazarlamasını yaparak. bu tarz zihniyet tamamen şımarıklık ve suistimal zihniyeti, hiç hoşlanmıyorum…
İntenet te gördüm yine, bir kanalda boşanma aşamasındaki kadınlarla erkekleri barıştıran program yapıyormuş yada yapmış. twitter ı çok kullanıyormuş, biri de ona kapak yapmış “şiddet gören kadınları şiddet gördüğü kocalarıyla barıştırmaya çalışıyor, para ne güzel şey diye”. kendini aktivist olarak tanımlıyormuş, maddi rahatına düşkün bir aktivist herhalde anladığım kadarıyla. yine bir yerde yazıyor ekşisözlük yazarlarına da sosyal medya hesabından it demiş. yani böyle insanlar ne aktivist ne feminist sadece maddi çıkar kaygıları bunlar görüldüğü üzere… kitap falan da hikaye sadece yayınevi-yazıcı arasında para kazanma kaygısı edebi bir eser değil yani…
bu tarz kitapları alıp okumayacağım bir daha, çünkü bu tarz insanların hem şöhreti perçinlendiği gibi hem de servetlerine servet katıyoruz haksız yere gereksiz…
feyzaaltunhikayelerkitapsınırdaüçkadınyorum