Yazar: onurkayikci


iLab

11 Ekim 2020

Teknoloji

iLab için yorumlar kapalı


iLab internet siteleriyle hizmet veren bir şirket. bunlar emlakjet, arabam.com, cimri.com gibi. bir değerlendirme ve arama sistemi kurmuşlar ya da satın almışlar, sitelerde bunu uyguluyorlar. yalnız arabanızı biz satın alalım yada evinizi biz satın alalım demek bu siteleri bir arama portalı olma özelliğinin dışına itiyor. demek iş yapamıyorlar ki bu yönteme ihtiyaç duyuyorlar. bu arada sürekli tv reklamları veriyorlar. bir internet sitesi tv ye düşmüşse iş bitmiş, iş yapamıyor demektir.


Franz Kafka – Açlık Sanatçısı

11 Ekim 2020

Kültür

Franz Kafka – Açlık Sanatçısı için yorumlar kapalı


Franz Kafta nın açlık sanatçısı adlı kitabı satın aldım. kitap ciltli yapılmış, fiyat 9 lira, koridor yayınlarından çıkmış. okuduktan sonra yorumlarımı yapacağım…

Kitapta kısa hikayeler. Edebi açıdan yazılışı güzel, yıllar önce yazılmış hala okunabiliyor. Kafka gibi yazarların hikayelerinde tasvirler çok güzel yapılmış, hikayeler sizi yaşanan zamana götürüyor hatta, insan oğlunun doğası da değişmediği için konular hala güncelliğini koruyor.

Günümüz yeni yetme kadınlığı özümseyememiş (*) f.a. ve a.t.k gibi yazarların bullshit (saçma) kitaplarına para verip aldığım ve zamanımı verdiğim için kahroluyorum. Böyle insanlar değerli yazarların olduğu bir piyasada okuyucunun önüne yazar olarak çıkartılmamalı. 15 liralık kitapları gibi ucuz zihniyetleri de var çünkü…. bir de o erkek yazıcı m.ç.a. nin kitabı tam rezillikti.

Benim okuduğum kitaplar hakkında kısa, net yazdığım yazılar, kitabı beğendiğimi gösterir, eğer satırlar boyu eleştirmişsem o kitabı demek ki beğenmemişim…

Kitabı bitirdim. böyle bir eseri okumak ve arşiv için saklamak gerçekten güzel….

(*)f.a. : feyza altun, a.t.k.: aslı t kızmaz, m.ç.a: miraç çağrı aktaş


Paradan atılan sıfırlar geri geldi

5 Ekim 2020

Havadan Sudan

Paradan atılan sıfırlar geri geldi için yorumlar kapalı


Akp nin uyguladığı etkisiz ve yetersiz ekonomi politikaları sonrası 2002 yılında iktidara geldikten sonra türk lirasından atılan sıfırlar geri geldi. şu an ingiliz sterlini 10 lira. 18 yıl sonra ekonomik çöküş oldu. bu saatten sonra kim gelse düzelmez diye akp seçmeni hala erdoğan ın arkasında durmaya devam ediyor. şunu da düşünmek lazım, daha ne kadar kötü olacak. zaten mart ayında başlayan pandemi sürecinden sonra marketler pandemi de dinlemedi, fiyatlara 3er, 4er sefer zam geldi. bunları umursamaz bir ikitadar ve ekonomi yönetimi, uçuşa geçeceğiz derken, tersten uçuşa geçildi… şimdi bloomberg ht de bir haber çıktı, türkiye nin dış ticaret açığı yüzde yüzdoksanüç arttı diye. üretim artmıyor, ithalat artıyor, hep bunlar uygulanan yanlış politikalar yüzünde, yabancı yatırımcı kaçıyor ülkemizden başka izahı yok bunun…


Galatasaray Avrupa Kupaları

2 Ekim 2020

Spor

Galatasaray Avrupa Kupaları için yorumlar kapalı


Galatasaray playoff turunda glasgow rangers a 2-1 yenilerek avrupa kupalarından elendi. iyi oldu bence. kupalarda kimse kalmadı, kimsenin de umurunda değil avrupa kupaları, türkiye ligi olmuş 40 küsur maç, herkes burada şampiyonluk peşinde. ülke puanı düşecekmiş, ama diğer takımlar ne yapıyor, onlar da elendi, zaten avrupa kupa maçları beinsports ta izleyemiyoruz… Lige orta halli başladı cimbom, sahasında fener ile 0-0 berabere kaldı… sivas la başakşehir uğraşsın avrupa da …


Bu kadar mı kolay kitap yazmak

1 Ekim 2020

Havadan Sudan

Bu kadar mı kolay kitap yazmak için yorumlar kapalı


Okuduğum üç kitaptan şikayetçiyim arkadaşlar, gerçekten kötü, para mı geri istiyorum. bunlar acaba bu kitapları teybe konuşup birilerine mi yazdırıyor. şikayetçi olduğum kitap yazanlar (yazar değil) m.ç.a. (erkek-ergen), f.a. (kadın-marjinal feminist), a.t.k. (hikayesi çok kötü, alırken şüphe etmiştim zaten). ilgili şahısların isim açılımları önceki yazılarda. orhan pamuk un hikayelerinden oluşan ve neredeyse bunların yarı fiyatına aldığım eser elime geçince adı geçen şahısların sadece para kazanmak için kitap çıkarttığına inandım. yayın evleri sırf para için basmış bunları. ben para mı helal etmiyorum, peşinen söyleyeyim…

Orhan Pamuk – Ben Bir Ağacım

1 Ekim 2020

Kültür

Orhan Pamuk – Ben Bir Ağacım için yorumlar kapalı


Orhan Pamuk u hiç okumadım. nasıl fikir sahibi olurum diyordum. bu kitabı buldum. yayımlanmış kitaplarından kısa hikayelerin olduğu bir kitap. Kitabı biraz okudum, orhan pamuk un yanında (*) a.t.k ve f.a. yazar değil, zaten genç kadınlar çok deneyimsiz oluyor… Bu arada a.t.k. ve f.a. nın ticari kitaplarını 15 tl ye orhan pamuk un eserini ise sadece 8 tl ye aldım. A.t.k ve f.a. sırtımızdan para kazandı hiç hak etmeden..

Orhan pamuk la tanışmak isteyen uzun kitaplarına vakit ayıramayanlar için yazarın edebi yönünü görmek için çok güzel bir kitap… bu kitaptaki hikayeler zaten romanlarından alınmış, orhan pamuk bazı eklemeler ve düzeltmeler yapmış…

Bir alıntı hikayesinde bir çocuğun okul anılarını anlatıyor ki orhan pamuk anlıyorsunuz neden nobel almış….

(*)f.a. : feyza altun, a.t.k.: aslı t kızmaz


Sherlock Holmes

30 Eylül 2020

Kültür

Sherlock Holmes için yorumlar kapalı


A101 den sherlock holmes kitabı aldım. Güzel hikayeler var. Kitabın adı mavi yakut, o sadece bir hikayenin adı, başka hikayeler var. Edebiyat görmek isteyen yerli kadın yazarlara da tavsiye ederim. Önceki incelemelerde adı geçen iki kadın yazara, anlasınlar ki edebiyat ortadoğulu kafasıyla kadın psikolojisi (sömürerek) üzerinden konu edilmekten daha değerli…

Bu kitap polisiye bir kitap, sherlock holmes bilmeyenler için söyleyim bir dedektif, 1800 li yıllarda ingiltere de yaşamış. hikayelerde kimi zaman cinayetleri kimi zaman insanların öykülerini çözüyor. bir kere kitap geçtiği zamanı çok güzel anlatıyor, adeta sizi o zamana çekiyor. a101 de daha bir çok ucuza satılan sherlock holmes kitabı var, ilgilenenlere öneririm….


Lig başladı

19 Eylül 2020

Spor

Lig başladı için yorumlar kapalı


Süper lig korona virüs tedbirleriyle başladı, maçlar seyircisiz. galatasaray iyi başladı diyorlar, ama bir fikrim yok henüz benim, cimbom un bu hafta başakşehir sonra da fener maçı var göreceğiz gelişmeleri…

Olmasa da Olur – Aslı T. Kızmaz

18 Eylül 2020

Kültür

Olmasa da Olur – Aslı T. Kızmaz için yorumlar kapalı


Yeni başladım. Boşanma aşamasındaki bir kadınının hikayesi. ilk bir kaç bölümü okumuş durumdayım anlatım fena değil… devamını yazacağım…

Kitapta erkek boşanmak istiyor, kadın önce tamam hiç bir şey istemiyorum derken avukatın ve diğer kadınların doldurmasıyla nafaka dahil talepleri oluyor. Klasik erkeğin yanında kendini eşit görmeyen, konumlandıramayan türk kadını profili erkeği cezalandırma yolunu seçiyor. Ama erkek tınmıyor, boşanıyor, okuduğum yerde hatta daha genç birini buluyor. Böyle bir hikaye, boşanan kadın psikolojisini anlatıyor, zaten yazar kadın.

Kitabın sonunda kadın bar açıyor, olmasa da olur diyor başka ilişki yaşamıyor…

Yazara haksızlık etmeyeyim hikayeyi güzel anlatmış, kadınca bakış açısı var, kadınlara da haksızlık etmeyelim (kadınları genellemiyorum), herkesin illa bir ilişkisi olacak diye bir durum yok ama, kitapta kadın ben nafaka almayayım ama erkek ayda 10 bin lira nafaka olarak mor çatıya bağışlasın denmesi, hiç bir şeyi mazur göstermez, bu türk hukuk sisteminde boşanan kadınlar erkeklerin sırtına yük kalıyor, hayatlarından çıkmıyorlar, adamdan intikam aracına dönüyor bu iş. bu hikayede kadının bir daha evlenmemesi takdir edilecek alkışlanacak bir durum değil, evlense erkek nafakadan kurtulur, daha hayırlısı olur erkek için türk hukuk sistemine göre…

Bu arada kadının bar açması da bilmem ne ajansını satması vs de bu “hikayedeki doğu kafalı kadını tipini” batılı değerlere ulaştığını göstermez, çünkü hikayedeki kadın modelinin okumuş olması, iş sahibi olması, bar cart curt açması bir şey değiştirmiyor. demek istediğim şu ki bar açmak vs batılı zihniyete ulaşmak değil, kadın için özgürlük hiç değil, modernleşme bu değil, bunlar basit maddi değerler…. kitaptaki hikaye bana bunu gösteriyor… bu arada kitaptaki kadın profili üzüntüsünde, sevincinde her kutlamasında içki içen bir kadın profili, zaten sonunda da bar açıyor. aslında bu yazarın kendi kafasının içerisindeki modern (modern sandığı) kadın profilini hikaye yoluyla dayatmaya çalışması da bence aslında… bu da modernite kesinlikle değil, içki içmek kadını özgürleştirmez, marifet değil, hatta bir yerde sarhoşken kavga ediyorlar, yazar bunu ballandırarak anlatıyor.. jennifer lopez la yapılan röportajları okursanız ilerlemiş yaşına rağmen genç görünmesinin sebebinin hiç alkol kullanmaması, alkolün cildi mahvettiğini nasıl anlatıyor görürsünüz. yani kitapta yanlış yönlendirme var… kadının modernleşmesi alkol kullanması ve tek başına bar açması üzerine tasvir ediliyor… yazarla ilgili ufak bir araştırma yaptım, youtube da çektiği bir video da şimdi bir bira açarım gibi laflar ediyor, alkolle problemi var bence… içki firması sponsor sanki kendisine… bu kafa zannediyor ki erkekler rakı masasında yaşıyor, içki içerek erkekle olan eşitliğe ulaşırım, benim sosyal hayatım da var allaha şükür, içki de içmiyorum, anca içersem bir bardak… kendinde eksiklik arıyor anlayacağınız…

Yazanın anlatışı güzel. Kitap hikaye olarak okunur da, güzel yazılmış ama muhtelen yazarın iç dünyasının dışa yansıması olan kitaptaki kadın modeli geri kafalı (izah edecek başka kelime bulamıyorum)….

Kitaptan aklımda kalan sözler, shotları devirelim, nafaka benim hakkım (bu arada kitapta kadın iş güç sahibi, paraya ihtiyacı yok, ama yazarın iç dünyasından gelen arzuları erkeğe 10 bin lira nafaka ödetmeyi seçmiş, hiç araştırmadan yazmış tamamen cehalet, erkek de paraları boncuk olduğu için hemen kabul ediyor, muhtemelen birasından 2 yudum alırken o kafayla yazmış o satırları) . Yazarın youtube videosu da şöyle, çok yoruldum bir yorgunluk birası içeyim, kafa bu kafa…, youtube videolarında da görgüsüzlük zirve yapmış zaten, az sonra gym e gidicem, yeni uyandım cart curt, pööhhh…

Bu arada yazarın bakış açısıyla boşanan ve bir başka ilişki yaşamayan kadın cici kadın, iyi kadın. ama boşanan adam boşandıktan sonra 2 farklı ilişki yaşıyor, ilişki yaşadığı kadınlar kötü kadın. görüldüğü üzere yazar gibi bakış açısı olan kadınlar, kendileri diğer kadınlara düşmanlar ve onları sınıflandırıyorlar… Hatta şöyle denebilir, bir çok kadının nefret ettiği hatta istanbul sözleşmesine bile giren yabancı dillerde karşılığı bile olmayan namus kavramı üzerinden bir sınıflandırma yapılıyor… yazarın boşanan kadını boşanmasına rağmen ve adamın istememesine rağmen erkeğe askıntı olmaya ve hayatından çıkmamaya devam ediyor kitapta…

Kitap sosyal medya ağzıyla yazılmış, edebi değer sıfır (örnek shotları devirelim, nedir bu kardeşimmm)…

Aslında ben bu kişilerin bu kitapları kendi yazdığına da pek inanmıyorum, para kazanmak böyle kolay olmamalı….

Bu yazının bir kaç yerinde yazara haksızlık etmeyelim gibi şeyler yazdım, şimdi üşendim değiştirmeye dip not düşüyorum, haksızlık etmek değil, kitabının tüm nüshalarının toplatılıp yakılmasını insanlardan uzak tutulmasını diliyorum. çünkü ekşi sözlük te yerden yere vuruluyor. kadın bu gönderileri eleştiren bir youtube videosu çekmiş, eleştirenlere bir hakaret etmediği kalıyor. videoyu izledikten sonra, böyle bir insanın sosyal medya fenomeni gibi kendini sunma rezilliği, kitabını sattırmak için o kitap sitelerine yayın evinin muhtemelen parayla yazdırdığı yorumlarını da görünce iyice tiksindim kendisinden….

bu kitapla söyleyebileceğim yegane şey, o da ismi cuk oturmuş, böyle bir kitap olmasa da olur, böyle bir yazıcı da olmasa da olur.


Ferrarisini Satan Bilge – Robin Sharma

15 Eylül 2020

Kültür

Ferrarisini Satan Bilge – Robin Sharma için yorumlar kapalı


Ben bu kitabı bir kaç yıl önce almışım ve yarım bırakmışım. tekrar baştan başladım. hint felsefesi üzerine bir kitap. zihinsel aydınlanma için çok güzel. hatta 40 ından sonra böyle bir kitabı okumak ayrı keyif diyorum. gerçi hintliler müslümanları sevmiyorlar, pakistan dan da nefret ediyorlar, kötü bir durum ama biz olayın felsefesiyle ilgiliyiz. dünyada farklı inançlar olduğunu kabul etmek lazım. tüm dünyayı islam kabul etmek isteriz ama değil, google dan aratırsanız müslümanlar dünyada sadece yüzde 23. dünya müslüman değil diye dünyaya mı küseceğiz, hayır diğer felsefeleri de okuyup bilgi sahibi olup, dünya insanı olacağız. benim düşüncem bu…

kitap yorucu bir çalışma hayatını mecburen bırakan bir avukatın hindistan a aydınlamaya gitmesini anlatıyor…


Hakkımda

...

Onur Kayıkcı

İlk İnternet sitemi yapalı 20 yılı aşmış. Bu sitede havadan sudan yazılarım yer almaktadır. Tüm içerikler kendime ait olup sponsorlu içerik yoktur. görsel içerikler için aşağıdaki simgeden instagram hesabıma bakabilirsiniz. Linkler aşağıda!

 iletisim@onurkayikci.com







Arşiv