Etiket: yorum


Ferrarisini Satan Bilge – Robin Sharma

15 Eylül 2020

Kültür

Ferrarisini Satan Bilge – Robin Sharma için yorumlar kapalı


Ben bu kitabı bir kaç yıl önce almışım ve yarım bırakmışım. tekrar baştan başladım. hint felsefesi üzerine bir kitap. zihinsel aydınlanma için çok güzel. hatta 40 ından sonra böyle bir kitabı okumak ayrı keyif diyorum. gerçi hintliler müslümanları sevmiyorlar, pakistan dan da nefret ediyorlar, kötü bir durum ama biz olayın felsefesiyle ilgiliyiz. dünyada farklı inançlar olduğunu kabul etmek lazım. tüm dünyayı islam kabul etmek isteriz ama değil, google dan aratırsanız müslümanlar dünyada sadece yüzde 23. dünya müslüman değil diye dünyaya mı küseceğiz, hayır diğer felsefeleri de okuyup bilgi sahibi olup, dünya insanı olacağız. benim düşüncem bu…

kitap yorucu bir çalışma hayatını mecburen bırakan bir avukatın hindistan a aydınlamaya gitmesini anlatıyor…


Nejat İşler – Ben hep senin yanındaydım

10 Eylül 2020

Kültür

Nejat İşler – Ben hep senin yanındaydım için yorumlar kapalı


Bir kaç hikayeden oluşan bir kitap. Analizler güzel. nejat işler de aile bağları ve sevgiyi daha güzel işliyor. çok başarılı olmuş kitap.

Bu tarz kitaplar okudukça feyza altun gibi istanbul sözleşmeci marjinal feministlerin içindeki kadının kadına karşı nefretini, erkeğe karşı düşmanlığını nasıl kin kustuğunu daha iyi anlıyorum. halbuki istanbul sözleşmesi sadece kadına yönelik şiddet için değil, kadının erkeğe yaptığı şiddet için de aynı hükümlerin uygulanmasını içeriyor, gerçi onu da 2 satırda geçmiş. ama yok freud un penis kıskançlığı teorisinin (*) beyninin içine kazınıp zirve yaptığı feyza altun gibi marjinaller olayı sömürüyor. Bunu da hikayenin içine sokuşturduğu tecavüzcü erkek figüründen anlıyorsunuz. başka kitaplar okudukça daha iyi anlıyorum. Feyza altun kendi gibi bakış açısında olan kadının kadına, erkeğe nasıl baktığını yaptığı analizlerden anlıyorsunuz… zaten bu tarz insanların elinde istanbul sözleşmesinin nasıl bir suistimal aracına dönüştüğünü yazdığı hikayelerdeki bakış açısından anlıyorsunuz. Kadını tanımak için böyle feyza altun gibi marjinallerin kaleminden çıkmış hikayeleri okumayın lütfen. Ben okudum bilmem kaç yazımda dert yandım zaten. bunlarda insan sevgisi yok… Kadını tanımak istiyorsanız saba tümer okuyun lütfen…

Biz konumuza dönelim. Nejat işler in hikayelerinde istanbul da büyüyenler kendini de bulabilir. sade bir gece hayatı, askerlik yapanlar için hoş saptamaların olduğu hikayeler var, kadınları bir de nejat işler den okuyun, aşk, ihtiras… Kitabı çok beğendim…

( * bu teoride freud kadının erkeğe karşı kendisinde eksiklik hissetme durumu olduğundan bahseder, tanım itici gelmesin, internet ten araştırabilirsiniz, ben kesinlikle her kadında var diye söylemiyorum, ama bazı durumlarda olabiliyor freud un da bahsettiği gibi bence de, gözüken o)


Saba Tümer – 21 Günde Mutluluk

3 Eylül 2020

Kültür

Saba Tümer – 21 Günde Mutluluk için yorumlar kapalı


Saba Tümer, yılların tecrübesi, gerçek kadın, öyle feyza altun gibi yeni yetme marjinal değil, tanıyan tanıyor zaten saba tümer i bizim onu tanıtmamız ne haddimize, ben kitabı yorumluyorum. örneğin saba tümer kitapta erkek arkadaşından bahsediyor, hiç rahatsız etmiyor. ama erkek figürünü feyza altun dan okursasız kötü düşman olarak tasvir ediliyor. 21 günde mutluluk tavsiyeleri veriyor. neler yapılabilir listeler halinde yol yordam anlatılıyor kısaca mutlu olmak için. kitap samimi bir dilde yazılmış, vakit geçirmek için güzel…

Adım adım mutluluğun sırrını kendimizi nasıl daha motive edebiliriz onu anlatıyor özetle. kitapla ilgili aldığı el notları da kitabın içerisinde resim sayfaları olarak yer alıyor. kitap kadın diliyle yazılmasına rağmen erkekler için de geçerli saptamalar içeriyor, böyle bir çalışma yapması saba tümer in kanımca çok yerinde olmuş, sonuçta yılların tecrübesini anlatıyor..


Nutuk

31 Ağustos 2020

Kültür

Nutuk için yorumlar kapalı


Gazi Mustafa Kemal Atatürk ün Nutkunun 4/3 ünü okumuş durumdayım. milli mücadelede anadolu yu işgal eden devletlerle mücadele edildiği kadar iç hainlerle isyanlarla da uğraşıyor kahramanlar. herkesin okumasını tavsiye ederim. 400 sayfa civarı, tamamen yazı…

Ekleme 1 : sonlarına geldim nutkun, cumhuriyetin ilanı kısmındayım. nutku okurken arada başka kitaplarda okuyorum. yavaş ilerliyorum ama bitmek üzere…

Son : Nutku bitirdim. şunu gördüm ki türkiye 100 yılda bir arpa boyu yol almamış. hala şeyhler, müritler, tarikatlar konuşuluyor, siz zannediyor musunuz ki mercedes e, son model volkswagen e binmek, geçmeden para ödenen yollar köprüler medeniyet göstergesi, hiç de değil, gazinin ölümüyle beraber zihniyet yine eskiye dönmüş çuldan çaputtan medet uman cahil zihniyet. maalesef bence durum bu. batılı ülkelerden 100 yıl geri bir zihniyet, matbaanın 100 yıl sonra gelmesi gibi… Türkiye de hala din pazarlayarak geçinen bunu siyasete alet edip geçinen giden bir grup olduğu gibi yüzü dünyaya dönük insanlar da var. türkiye yi bunlar ayakta tutuyor. bu din pazarlayan grup islam da değil, takiye, kendi uydurdukları saçmalıklarla milletin sırtından geçiniyorlar, beleş geçinmek isteyenler de menfaat için hala bunlara yanaşıyor… camileri ağıra çevirdiler diyen zihniyet de bu zaten, islam ı ingiliz in güdümünde boyunduruğunda yaşamak isteyen insanlar bunlar… nutuk da din özgürlüğü (hiç bir emperyalistin tekelinde olmayan islam) , bağımsızlık ne kadar önemli bir kez daha görüyorsunuz…


Sen benim lunaparkımsın

27 Ağustos 2020

Kültür

Sen benim lunaparkımsın için yorumlar kapalı


Müthiş kısa bir roman. Erkan Toykan yazmış. Kapakta the Toykan yazıyor.. Kaçırılan birinin hikayesi. Merak ettiyseniz alın okuyun. Ucuz kitap 9 liraya aldım… Feyza Altun a da tavsiye ederim, roman nasıl yazılır görsün, kendini feminist tanımlayan marjinallerin de biraz insan sevgisi kazanması lazım…

Kitap İstanbul, Çin, Tayland hattında geçen bir hikayeyi konu alıyor. Konunun geçtiği bölgeler çok detaylı ve güzel anlatılmış. Yazar çok başarılı bir çalışma yapmış bence. Belki kitabı yazmadan önce kitabın geçtiği ülkeleri gezmiş, biraz olaylarla ilgili bilgi sahibi de olmuş olabilir. Uzakdoğu da gerçekleşen bu olay mı acaba gerçek mi diye sorgulatıyor insana…


Bereket Dağından Düşünceler

27 Ağustos 2020

Kültür

Bereket Dağından Düşünceler için yorumlar kapalı


İsa Mesih’in en ünlü vaazı. kapağında böyle yazıyor. bu kitabı kadıköy de bir kiliseden aldım. önüne dizmişlerdi. ücretsiz demişler, yanına bağış kutusu koymuşlar, iki lira da bağışladım. Türkiye nin batısına giderseniz koca bir Hristiyan dünyası var, onların kültürünü de tanımak lazım. bu arada hristiyanlığı kabul etmek isteyen daha özgür yaşamın bu dinden geçtiğini düşünen istanbul sözleşmeciler, size müjdem var sıkı durun. Hz. İsa boşamayı yasaklıyor, dul kadınlarla evlenmeyin diyor. haydi buyrun geçin, ama tabii ki batı dünyasında da hristiyan bir yaşam söz konusu değil, ama böyle zanneden istanbul sözleşmecilere duyurulur. Hz. İsa önce doğru olun diyor. kitap güzel, hristiyanlığı tanıma şansı veriyor….

Bu arada google dan basit bir araştırma yaparsanız dünyanın da sadece yüzde 23 ünün müslüman olduğunu görürsünüz. peki geri kalan hristiyan mı, yoo hayır. uzakdoğu da başka inançlar mevcut. tüm inançlara saygılı olmalıyız bence…


Hassas Mevzulara Matrak Muhabbetler

19 Ağustos 2020

Kültür

Hassas Mevzulara Matrak Muhabbetler için yorumlar kapalı


Kitap Toprak Işık ve Seher Cesur Kılıçarslan tarafından yazılmış, ucuz kitap promosyondan 9 liraya aldım ama 10 numara 5 yıldız. bu sayfalarda daha önce bahsettiğim miraç çağrı nın kadın peşinden koşan ergen erkeğin ilişki kafasında değil, feyza altun gibi ideal erkek arayan saplantılı kadın modeli üzerinde hiç değil, gerçek hayat ve ekonomik bakış açısıyla dünyamızda insan nereden nereye geliyor onu anlatıyor. insanı anlatırken dünyanın ekonomi tarihi üzerinde dünyadaki gerçek hayat konumlandırılıyor. ucuz kitaplar içerisinde işletme mezunu benim için en ilgimi çeken kitap oldu…

Gerçek dünya ve gerçek hayat her zaman ilgimi daha çok çekmiştir. diğer iki kitap gibi kurgu hayat sadece kurgu ve masal ürünü zaten kanımca…

Diğer 2 kitaptaki sorun şu iki, feyza da çağrı da o kurgu hayatı kendi sığ bakış açılarından gerçek zannnedip, anlatıklarının gerçek olduğuna inanarak genellemeler yapıyorlar. Yani neymiş her ucuz kitap iyi değilmiş..


Feyza Altun – Sınırda Üç Kadın

29 Temmuz 2020

Kültür

Feyza Altun – Sınırda Üç Kadın için yorumlar kapalı


Ucuz kısa kitap kategorisinde bir kitap. Kısa hikayeler var, bir başlayışta yarısına geldim, hikayeleri oluşturan bir roman aslında. Orta halli bir kitap. Vakit geçirmek için güzel.. Yalnız kitapta şöyle bir sorun var, sayfalarca ne anlattığı anlaşılmıyor, konuyu zor yakalıyorsunuz…

Hikayeler güzel analiz edilmiş ve anlatılmış. sadece kadın tarafı tutan bir bakış açısı yok aslında ortaya karışık yazılmış hikayeler… ama kendisinin marjinal feminist bir bakış açısı var, bu tarz insanları tanımak için okunabilir bu kitap… ben hikayeyi çok beğenmedim..

Kitapta rahatsız edici bir cinsellik var. istanbul sözleşmeci bu kafa kitaptaki erkek figürünü hemen tecavüzcü olarak yerleştirmiş hikayeye. bu tarz insanların kafa başka bir şeye basmıyor çünkü. erkek direkt düşman demek.

Kitap chp nin sırtından şöhrete kavuşmuş birinin yayımcıların desteğiyle hani buna da bir kitap yazdıralım şöhretine şöhret katalım tarzı bir kitap. bu marjinal feminist bakış açısıyla bunların iç dünyasının dışa yansıması dünya görüşleriyle ilgili görüşlerimi diğer kitap yorumlarımın içerisindeki yazıların içine serpiştirdim. feyza altun gibi insanların bakış açısı çok mahtap değil yani. yeni yetme özenti değersizliği değer diye gösteren bir bakış açısı. marjinal feministlerle ilgili görüşlerim için diğer yazıları takip edebilirsiniz… popüler kültürün sabun köpüğü insanları bunlar. bence chp nin sorunu chp büyüdükçe bu tarz insanlarda chp ye yapışarak şöhret oluyor. yoksa kim tanır feyza altun u…

ben kimsenin düşmanı falan değilim, yanlış anlaşılmasın. ama kitabı beğenmemem üzerine feyza altun la ilgili internet te yaptığım araştırma sonucu vardığım kanıların doğrultusunda bu yorumları yapıyorum. feministseniz alın okuyun, erkek düşmanlığında zirve yapın, ben bu mantaliteye karşıyım. yazarların anlattığı konuların da biraz kendi iç dünyalarının dışa vurumu olduğuna inanıyorum.. ben kadınların çoğunluğunun feminist bakış açısıyla erkek düşmanı olduğuna inanmıyorum..

bu arada youtube da kendisi ile ilgili nasıl bir video var diye bir araştırma yapayım dedim. bilmem ne forumunda konuşuyor, yok kadınlar bunları yapıyor erkekler bunları yapıyor gibisinden anlatıp duruyor. bu tarz insanlar kendi cinsiyetini de özümseyememiş insanlar. kadın ve erkek haklar anlamında tabii ki eşit olacak ama kendisine anadolu üniversitesinde verilen etkili iletişim teknikleri dersini tavsiye ederim ki, kadın ve erkek nasıl iki farklı biyolojik varlık, nasıl aynı olaylara farklı tepki veriyorlar, aynı olamazlar biraz öğrensin. erkekleri yüzde yüz anlaman için erkek olman lazım. benim hayatta en nefret ettiğim şey bir kadının eşitlik değil eksiklik peşine düşmesi, karşı cinsle aşık atmasıdır. önce kendini özümseyeceksin. kendinle barışık olacaksın. senin mantığında madem herkes eşit o zaman erkek boşanınca kadına nafaka ödemesin, herkes yoluna gitsin, neden ömür boyu nafaka veriyor. işinize gelince eşitlik işinize gelmeyince mağdurluk, bu akp zihniyeti, chp bu kafa yüzünden kaybediyor zaten, oylar çakılmış yüzde 20 ye artmıyor, artmaz da böyle insanları içine alıp tv lerde pazarlamasını yaparak. bu tarz zihniyet tamamen şımarıklık ve suistimal zihniyeti, hiç hoşlanmıyorum…

İntenet te gördüm yine, bir kanalda boşanma aşamasındaki kadınlarla erkekleri barıştıran program yapıyormuş yada yapmış. twitter ı çok kullanıyormuş, biri de ona kapak yapmış “şiddet gören kadınları şiddet gördüğü kocalarıyla barıştırmaya çalışıyor, para ne güzel şey diye”. kendini aktivist olarak tanımlıyormuş, maddi rahatına düşkün bir aktivist herhalde anladığım kadarıyla. yine bir yerde yazıyor ekşisözlük yazarlarına da sosyal medya hesabından it demiş. yani böyle insanlar ne aktivist ne feminist sadece maddi çıkar kaygıları bunlar görüldüğü üzere… kitap falan da hikaye sadece yayınevi-yazıcı arasında para kazanma kaygısı edebi bir eser değil yani…

bu tarz kitapları alıp okumayacağım bir daha, çünkü bu tarz insanların hem şöhreti perçinlendiği gibi hem de servetlerine servet katıyoruz haksız yere gereksiz…


Akif Manaf – Değişim

10 Temmuz 2020

Kültür

Akif Manaf – Değişim için yorumlar kapalı


Akif Manaf ın değişimden bahsettiği bir kitabı var. çok beğendim. akif manaf yoga akademilerin kurucusu sanırsam. yoga üstadı yani. değişimin insan hayatı ve toplumlar üzerinde nasıl pozitif etkiler bıraktığından bahsediyor. tavsiye ederim…


Kendine Hoş Geldin – Miraç Çağrı Aktaş

17 Nisan 2020

Kültür

Kendine Hoş Geldin – Miraç Çağrı Aktaş için yorumlar kapalı


Kendine hoş geldin Miraç Çağrı Aktaş’ın kitabı. sitenin kitap köşesinde uzun süredir bir kitaptan bahsetmemiştim. ben bu kitabı sırf ucuz diye aldım. kişişel gelişimle ilgili var sayarak. fakat gel gör ki kitapta sayflarca giden kadınların arkasından sen buna değmezsin, kendimi üzmem hikayeleri dolu. yani aslında tamamen bullshit bir hikaye. giden kadınlar dedim çünkü, sanki yazar 3 ayda bir başka kadınla beraber olup, kavga edip ayrılıyor gibi bir görüntü çiziyor. kitabı bitirmeye gayret edeceğim, yarıladım ama bırakıp giden kadınlardan lanet geldi :::)))))

Hatta kitapta bu lanetin zirve yaptığı bir hikaye var, onu yazmadan edemeyeceğim. yazar eski kız arkadaşının dedesiyle dost oluyor. dede ölünce cenazesine gidiyor. orada eski kız arkadaşını evlenmiş ve doğan çocuğuna yazarın ismini verdiği bir hikaye var bu facianın tam zirvesi. o kadına da başka isim mi bulamamış, bence bu da kocasını aldatmak. bu kadar çok aşk acısı anlatan hikayeden de fenalık geldi….

Bu yazıya ekleme yapıyorum. aklıma takıldı bu çocuksu bakış açısıyla kadınları anlatan yazar acaba kaç yaşında. google dan arattım 95 doğumlu 25 yaşında biri. şaşırmadım. senin baktığın pencerenden zaten kadınları anlaman mümkün değil, bir aşktan bir aşka koşturup olmayan ideali araman kaçınılmaz oluyor. açıköğretim sınavlarına çalıştığım bu zamanda bu kitaba vakit ayırmam gerçekten ziyan ki ne ziyan. zaten bıraktım okumayı. google dan kendisini aratırsanız erkekler neden aldatır gibisinden videolar mevcut. şu an bir çok genç kızın mini etekle instagram da yada tiktok ta dans ederek şöhret peşinde koştuğu günümüz gençliğinden de anca böyle bir kitap çıkar zaten. artık şöhret olmak daha kolay, bir gün herkes televizyona çıkacak derlerken teknoloji bunu bir adım öteye getirdi, bir çok genç kadını sosyal medya sayesinde cebinizde taşıyorsunuz artık. ben bunu kınamıyorum. hatta şunu belirteyim kızlardan zarar gelmez, esas pislik, katiller, hayvanları kesenler erkeklerden çıkıyor. kitabın yazarın da kadınlarla ilgili bakış açısını pek gerçekçi görmüyorum, yazarın sığ bir bakış açısı var, insanları tanımamış daha. Libidondan hariç bir erkekle ucunda menfaat olan bir ilişkiye girdiğin anda kadın nasıl seni satacaksa erkek de aynen seni satacak. boşuna dememiş atalar insan oğlu çiğ süt emmiştir, hainlik genlerinde var, yeter ki ucunda menfaat olsun…


Hakkımda

...

Onur Kayıkcı

İlk İnternet sitemi yapalı 20 yılı aşmış. Bu sitede havadan sudan yazılarım yer almaktadır. Tüm içerikler kendime ait olup sponsorlu içerik yoktur. görsel içerikler için aşağıdaki simgeden instagram hesabıma bakabilirsiniz. Linkler aşağıda!

 iletisim@onurkayikci.com







Arşiv