Saba Tümer – 21 Günde Mutluluk
Saba Tümer, yılların tecrübesi, gerçek kadın, öyle feyza altun gibi yeni yetme marjinal değil, tanıyan tanıyor zaten saba tümer i bizim onu tanıtmamız ne haddimize, ben kitabı yorumluyorum. örneğin saba tümer kitapta erkek arkadaşından bahsediyor, hiç rahatsız etmiyor. ama erkek figürünü feyza altun dan okursasız kötü düşman olarak tasvir ediliyor. 21 günde mutluluk tavsiyeleri veriyor. neler yapılabilir listeler halinde yol yordam anlatılıyor kısaca mutlu olmak için. kitap samimi bir dilde yazılmış, vakit geçirmek için güzel…
Adım adım mutluluğun sırrını kendimizi nasıl daha motive edebiliriz onu anlatıyor özetle. kitapla ilgili aldığı el notları da kitabın içerisinde resim sayfaları olarak yer alıyor. kitap kadın diliyle yazılmasına rağmen erkekler için de geçerli saptamalar içeriyor, böyle bir çalışma yapması saba tümer in kanımca çok yerinde olmuş, sonuçta yılların tecrübesini anlatıyor..
Artan toplumsal şiddet
Son yıllarda artan şiddet olayları, cinayetler görüyoruz. son çıkan haberde dolmuşta kız arkadaşına dokunma kavgası çıkan olayda 16 yaşındaki genç 58 yaşındaki adamı silahın kabzasıyla döverek öldürdü haberi çıktı. nooldu. kız yürüdü gitti. genç çocuğun hayatı mahvoldu. bu şiddet olayları ile ilgili istanbul sözleşmesinin arkasına sığınmak hata oluyor. çünkü şiddet sadece kadına aile içi değil, her alanda var şu an maalesef, hayvanlara da şiddet olayları görüyoruz. ülkemizde suç oranlarında ciddi artışlar var. bunun üzerinde durulmalı, önlem alınmalı, abuk sabuk dizilerle büyüyen nesil, ne bulsa öldürüyor. bu arada kadın cinayetlerinde olan ilişkilerin her türlü boyutu da boy boy gazetelerde, yok şöyle sevişti, yok böyle aldattı, mide kaldırmayan içerikler de gazetelerde. bence her cinayeti ayrı incelemek, bu kadın cinayetlerindeki psikolojiyi de psikiyatristlere inceletmek lazım. her türlü ilişki rezilliğini de okur olduk çünkü… Sadece kadına değili her türlü şiddete hayır !!!
Kahrol üvey anne
İstanbul ümraniye de üvey kızının üzerine kaynar su döken üvey anne kahrol. Kızda ömür boyu kalacak izler kalacakmış. 4.5 yıl ceza isteniyormuş. İstanbul sözleşmesi savunup erkeklere saldıran zihniyet üvey anneyi de kınasanıza. Yok tık yok. Sizin amacınız başka çünkü…
Adidas
Bir sitede 560 tl ye adidas ayakkabı gördüm, mağazada da 260 tl ye hummel, parayı vermek sorun değil beş para etmez kalitesiz hepsi..
50-60 liralık lc waikiki ayakkabı zaten onlar kalitesinde. adidas zaten çin malı, hummel türk malı….
Bu arada indirim sitelerinde 150 tl ye satılan ve daha önce aldığım hummel la aynı model kalın tabanlı spor ayakkabıyı lc waikiki nin internet mağazasından kargo dahil 56 liraya aldım. lc waikiki kargo ücreti olarak 6 tl alıyor. gidip aynı ürünü lc waikiki nin trendyol satışından alırsanız 10 tl kargo ücreti koyuyor trendyol parayı cebe indiriyor. zaten daha önceki yazılarımda da dediğim gibi eğer bir markanın kendi internet mağazası varsa, kesinlikle gidip onu gittigidiyor, trendyol gibi sitelerden almayın daha masraflı olduğu gibi sorun çıktığında da onlar aracı olduğu için problemler yaşıyorsunuz.
Ayakkabıya verdiğim para git gide azaldı zaten ürünler pahalı da olsa ucuz da olsa, aynı kalitede, yoğun kullanımdan sonra 3-4 ayda mefta oluyor…
Güncelleme : lc waikiki den aldığım ayakkabının tabanları ortadan ikiye bölündü, az kaldı yol ortasında yalınayak kalıyordum. zaten 49 tl ye almıştım, demek ömrü 1.5 aymış…
Nutuk
Gazi Mustafa Kemal Atatürk ün Nutkunun 4/3 ünü okumuş durumdayım. milli mücadelede anadolu yu işgal eden devletlerle mücadele edildiği kadar iç hainlerle isyanlarla da uğraşıyor kahramanlar. herkesin okumasını tavsiye ederim. 400 sayfa civarı, tamamen yazı…
Ekleme 1 : sonlarına geldim nutkun, cumhuriyetin ilanı kısmındayım. nutku okurken arada başka kitaplarda okuyorum. yavaş ilerliyorum ama bitmek üzere…
Son : Nutku bitirdim. şunu gördüm ki türkiye 100 yılda bir arpa boyu yol almamış. hala şeyhler, müritler, tarikatlar konuşuluyor, siz zannediyor musunuz ki mercedes e, son model volkswagen e binmek, geçmeden para ödenen yollar köprüler medeniyet göstergesi, hiç de değil, gazinin ölümüyle beraber zihniyet yine eskiye dönmüş çuldan çaputtan medet uman cahil zihniyet. maalesef bence durum bu. batılı ülkelerden 100 yıl geri bir zihniyet, matbaanın 100 yıl sonra gelmesi gibi… Türkiye de hala din pazarlayarak geçinen bunu siyasete alet edip geçinen giden bir grup olduğu gibi yüzü dünyaya dönük insanlar da var. türkiye yi bunlar ayakta tutuyor. bu din pazarlayan grup islam da değil, takiye, kendi uydurdukları saçmalıklarla milletin sırtından geçiniyorlar, beleş geçinmek isteyenler de menfaat için hala bunlara yanaşıyor… camileri ağıra çevirdiler diyen zihniyet de bu zaten, islam ı ingiliz in güdümünde boyunduruğunda yaşamak isteyen insanlar bunlar… nutuk da din özgürlüğü (hiç bir emperyalistin tekelinde olmayan islam) , bağımsızlık ne kadar önemli bir kez daha görüyorsunuz…
Sen benim lunaparkımsın
Müthiş kısa bir roman. Erkan Toykan yazmış. Kapakta the Toykan yazıyor.. Kaçırılan birinin hikayesi. Merak ettiyseniz alın okuyun. Ucuz kitap 9 liraya aldım… Feyza Altun a da tavsiye ederim, roman nasıl yazılır görsün, kendini feminist tanımlayan marjinallerin de biraz insan sevgisi kazanması lazım…
Kitap İstanbul, Çin, Tayland hattında geçen bir hikayeyi konu alıyor. Konunun geçtiği bölgeler çok detaylı ve güzel anlatılmış. Yazar çok başarılı bir çalışma yapmış bence. Belki kitabı yazmadan önce kitabın geçtiği ülkeleri gezmiş, biraz olaylarla ilgili bilgi sahibi de olmuş olabilir. Uzakdoğu da gerçekleşen bu olay mı acaba gerçek mi diye sorgulatıyor insana…
Bereket Dağından Düşünceler
İsa Mesih’in en ünlü vaazı. kapağında böyle yazıyor. bu kitabı kadıköy de bir kiliseden aldım. önüne dizmişlerdi. ücretsiz demişler, yanına bağış kutusu koymuşlar, iki lira da bağışladım. Türkiye nin batısına giderseniz koca bir Hristiyan dünyası var, onların kültürünü de tanımak lazım. bu arada hristiyanlığı kabul etmek isteyen daha özgür yaşamın bu dinden geçtiğini düşünen istanbul sözleşmeciler, size müjdem var sıkı durun. Hz. İsa boşamayı yasaklıyor, dul kadınlarla evlenmeyin diyor. haydi buyrun geçin, ama tabii ki batı dünyasında da hristiyan bir yaşam söz konusu değil, ama böyle zanneden istanbul sözleşmecilere duyurulur. Hz. İsa önce doğru olun diyor. kitap güzel, hristiyanlığı tanıma şansı veriyor….
Bu arada google dan basit bir araştırma yaparsanız dünyanın da sadece yüzde 23 ünün müslüman olduğunu görürsünüz. peki geri kalan hristiyan mı, yoo hayır. uzakdoğu da başka inançlar mevcut. tüm inançlara saygılı olmalıyız bence…
Uzun Dilimiz
Herhalde dilimizin uzun olduğu kadar üretim gücümüz yeni icat yapabilme gücümüz güçlü olsa şu an dünyaya hükmediyorduk. tv lerde saatlerce laf salataları yok suriye ne olacak, yok esat, yok seçim sistemi. boş laflar boş muhabbetler. çalışmaya üretmeye niyeti yok bu milletin, kahvehane muhabbetleri kalitesinde haber programları, chpppp, esaattt, carrrtt currtt, dış güçler. yarın biz de bir şey icat edelim desek yokk… görevimizi bütün dünyaya laf yetiştirmek…
Hassas Mevzulara Matrak Muhabbetler
Kitap Toprak Işık ve Seher Cesur Kılıçarslan tarafından yazılmış, ucuz kitap promosyondan 9 liraya aldım ama 10 numara 5 yıldız. bu sayfalarda daha önce bahsettiğim miraç çağrı nın kadın peşinden koşan ergen erkeğin ilişki kafasında değil, feyza altun gibi ideal erkek arayan saplantılı kadın modeli üzerinde hiç değil, gerçek hayat ve ekonomik bakış açısıyla dünyamızda insan nereden nereye geliyor onu anlatıyor. insanı anlatırken dünyanın ekonomi tarihi üzerinde dünyadaki gerçek hayat konumlandırılıyor. ucuz kitaplar içerisinde işletme mezunu benim için en ilgimi çeken kitap oldu…
Gerçek dünya ve gerçek hayat her zaman ilgimi daha çok çekmiştir. diğer iki kitap gibi kurgu hayat sadece kurgu ve masal ürünü zaten kanımca…
Diğer 2 kitaptaki sorun şu iki, feyza da çağrı da o kurgu hayatı kendi sığ bakış açılarından gerçek zannnedip, anlatıklarının gerçek olduğuna inanarak genellemeler yapıyorlar. Yani neymiş her ucuz kitap iyi değilmiş..

Nejat İşler – Ben hep senin yanındaydım
10 Eylül 2020
Kültür
Nejat İşler – Ben hep senin yanındaydım için yorumlar kapalı
onurkayikci
Bir kaç hikayeden oluşan bir kitap. Analizler güzel. nejat işler de aile bağları ve sevgiyi daha güzel işliyor. çok başarılı olmuş kitap.
Bu tarz kitaplar okudukça feyza altun gibi istanbul sözleşmeci marjinal feministlerin içindeki kadının kadına karşı nefretini, erkeğe karşı düşmanlığını nasıl kin kustuğunu daha iyi anlıyorum. halbuki istanbul sözleşmesi sadece kadına yönelik şiddet için değil, kadının erkeğe yaptığı şiddet için de aynı hükümlerin uygulanmasını içeriyor, gerçi onu da 2 satırda geçmiş. ama yok freud un penis kıskançlığı teorisinin (*) beyninin içine kazınıp zirve yaptığı feyza altun gibi marjinaller olayı sömürüyor. Bunu da hikayenin içine sokuşturduğu tecavüzcü erkek figüründen anlıyorsunuz. başka kitaplar okudukça daha iyi anlıyorum. Feyza altun kendi gibi bakış açısında olan kadının kadına, erkeğe nasıl baktığını yaptığı analizlerden anlıyorsunuz… zaten bu tarz insanların elinde istanbul sözleşmesinin nasıl bir suistimal aracına dönüştüğünü yazdığı hikayelerdeki bakış açısından anlıyorsunuz. Kadını tanımak için böyle feyza altun gibi marjinallerin kaleminden çıkmış hikayeleri okumayın lütfen. Ben okudum bilmem kaç yazımda dert yandım zaten. bunlarda insan sevgisi yok… Kadını tanımak istiyorsanız saba tümer okuyun lütfen…
Biz konumuza dönelim. Nejat işler in hikayelerinde istanbul da büyüyenler kendini de bulabilir. sade bir gece hayatı, askerlik yapanlar için hoş saptamaların olduğu hikayeler var, kadınları bir de nejat işler den okuyun, aşk, ihtiras… Kitabı çok beğendim…
( * bu teoride freud kadının erkeğe karşı kendisinde eksiklik hissetme durumu olduğundan bahseder, tanım itici gelmesin, internet ten araştırabilirsiniz, ben kesinlikle her kadında var diye söylemiyorum, ama bazı durumlarda olabiliyor freud un da bahsettiği gibi bence de, gözüken o)
benhepseninyanındayımkitapnejatişleryorum