Kategori: Seyahat
Yunan adalarına 1.1 milyon Türk gitmiş
arkadaşlar kapıda vize kolaylığı olduğu 2025 yılında ege denizindeki türkiye’ye yakın yunan adalarına 1.1 milyon türk turist gitmiş. yunanistan devleti bu adamlarda kdv gibi vergi indirimleri de yapmıştı. schengen bölgesine gitmekte zorlanan türkler için başka bir kültür tanımak açısından önemli bir seyahat noktası yunan adaları. kapıda vize uygulaması devam ederse 2 ülke açısından da faydalı olur diye düşünüyorum. bu arada yunanlılar adalarda vergi indirimi yaparken. akp hükümeti yurtdışı çıkış harcı gibi ek vergiler getirip bir de buna zam yaptı. iki ülke arasındaki zihniyet farkını görüyorsunuz.
haber greek reporter’da çıkmış. hatta 1.1 milyondan fazla turist geldi demişler.
Midpoint’te 1 senedir ne değişti?
arkadaşlar 1 yıl sonra midpoint’e aynı ekip aynı şubeye gittik. aynı şeyleri söyledik. sadece redbull yerine coca cola, kahve yerine limonata vardı. açıkçası ortaya gelen tavuk parçalı soğan halkalı tabaktan lezzet olarak bir fark yoktu. zaten büyük ihtimalle dondurulmuş ürün. mekanın atmosferi güzel. zaten gidecek eli yüzü düzgün fazla da bir yer yok. geçen seneye göre bir değişiklik gördüm mü kalitede derseniz. hayır. bozulma yoktu. yine gidilebilir. yurtdışındaki mekanları çok abartanlar oluyor. bunun sebebi türkiye’de bir yere gitmeyip görgüsüzce yurtdışında mekanlara saldıranlar oldukları için. yeşil pasaportuyla instagram’da selfi çekenler de gerçekten mide bulandırıyor, nispet yapar gibi.
Şehirlerde mimari erozyon
arkadaşlar geçen paris’e gitmiş birinin paylaşımını gördüm. demiş ki istanbul’daki tüm tarihi binalar paris’in bir caddesi etmez. acı ama kısmen doğru. paris’teki bu taş binalar çoğunlukla 1800’lü yılların sonlarında yapılmış. istanbul’da da karaköy, taksim, eminönü gibi yerlerde benzer binalara rastlanıyor. yalnız şöyle bir durum da var. deprem lobicileri bir çok binanın yıkılmasına da neden oluyor sağlam olmadığı gerekçesiyle istanbul’da. hatta erzurum’da da kurtuluş savaşı zamanında yapılmış kongre binası için bile yıkım kararı çıkmış. avrupa’da bu eski binalar dururken neden biz de yıkılmak isteniyor. bunların bakım maliyeti yüksek. bu maliyetleri üstlenecek bir yapı da yok devlette. bunun için mülkiyet sahiplerinin binalarını yıkması yönünde zorlama yapılıyor. taksim civarında türkiye’den giden bir çok gayrimüslimin geride bıraktığı mülkler. mesela kıbrıs rum kesiminde türklerin kullandığı gayrimenkuller belli şartlarda rumlara tahsis ediliyor diye haber gördüm. en azından binalar korunmuş olurdu türkiye’de de böyle bir yol izlense . evet istanbul’un bir çok yeri eskiye göre daha modern ama tarihi doku da yok oluyor. mesela galataport’un içindeki eski ptt paket postanesi çok güzel restore edilmiş. bu gibi bina sayısı arttırılabilir. en azından belli bir kültürel miras korunabilir diye düşünüyorum.
ha o paris’e giden ziyaretçi o gördüğü güzel binalarda üst katlarda ne zor şartlarda yaşıyor insanlar bilmiyor. 10m2 odalar ve kimi zaman 3 odaya bir tuvalet düşecek şekilde binalar onlar. eskiden paris’te o apartmanlarda alt katlarda zenginler üst katlara çıktıkça maddi durumu daha düşük kişiler yaşarmış. o binalarında üzücü bir tarihi var aslında.
istanbul dünyanın en çok ziyeret edilen ilk iki şehri arasına giriyor hep. deniz var. güzel bir coğrafi doku var. ama kültürel mirasın da korunması gerek.
Topkapı Sarayının Güzel Resimlerini çektim
arkadaşlar instagram hesabımda mevcut. 1 ocak sabah topkapı sarayının ve surlarının güzel resimlerini çektim. saat 8.30 civarında olduğundan hiç kimseler yoktu ve sarayın bahçe ve civarının tüm güzelliği o tenhalık ile birlikte görünüyor. normalde saraya giriş çok kalabalık oluyor. ben içeri girmedim. sabah girdiğim saatte henüz açılmamıştı. ama ben dikkat ediyorum istanbul resimleri deniz ve sahil hariç tarihi doku pek çok kişinin ilgisini çekmiyor. türkiye genelde deniz ve sahil ile özdeşleşmiş. gidiyorlar avrupa’nın bir çok kentinde resimler çekiyorlar ve ülkesini gezmiyor bir çok kişi. zaten devletin verdiği yeşil pasaporta sahip kişilere neredeyse hiç türkiye’de bir paylaşım yapıyor. vizesiz avrupa’ya gitme imkanından dolayı oranın en gereksiz yerlerini bile özenip resim dolduruyorlar instagram’a. türkiye’nin de kültürel mirasını tanıtmak gerek. bence 100 tl müze kart pahalı. müzeler halka ücretsiz olmalı. ha illa ücretli olacak ise 50 tl yapmalı devlet. zaten tüm müzelerde de geçmiyor. ibb’ye bağlı müzelere ayrı giriş ücreti ödüyorsunuz istanbul’da.
Kuzey Kıbrıs hesaplarında Türkiye ile ayrışma
arkadaşlar bir kaç ay önce kuzey kıbrıs türk cumhuriyet’in kıbrıs rum tarafı ile birleşmesi propagandası yapan tufan erhürman cumhurbaşkanı seçildi. yüzde 70’e yakın oy aldı. ve o günden bu yana tahminimce güney kıbrıs kimlikli türkler sosyal medyada türkiye’den insanlar gelmesin. yok vize uygulansın diye ciddi propaganda yapıyor. zaten orada da kuzey kıbrıs medyasından videolar paylaşılıyor ciddi bir türkiye düşmanlığı yapılıyor. özellikle kadınlar yürütüyor bu propagandayı. bence tarihi gerçeklere uymuyor bu dedikler. yayıncı jahrein anlatıyor. kendinde babasından kıbrıs cumhuriyeti pasaportu varmış. ama karısına ve oğluna güney kıbrıs kimliği vermesinin güneyin imkansız olduğunu anlatıyor. yani görünüşte güney bazı türklere kimlik vermiş yaklaşık 110 bin kişi ama bunlar evlense çocuğuna eşine vatandaşlık vermiyor. yani avrupa birliği baskısı ile verdiği kimlikleri eritmek istiyor kendi nüfusunda. bence rumların kıbrıs’ta hedefi hiç değişmemiş. adayı komple rumların idaresine geçirmek. zaten 1974 öncesi yunanistan ile birleştirmeye uğraşıyordu kıbrıslı rumlar. özenti türkler de rumlar birleşince sanki onlara bir hak tanıyacak sanıyor rumlar.
bu arada kapıda vize uygulaması ile artık bir çok türk yunan adalarına kısa süreli seyahat planlıyor. 3-4 gün adada kalırken kalan zamanı da karşı türkiye sahilinde geçiriyor. bu da kktc’ye giden turist sayısını etkiliyor deniyor. ayrıca kktc’ye gidilen pasaport ile yunanistan’a gidilememe durumu var. bu durumları da değerlendirmeli kuzey kıbrıs’taki türkiye karşıtları. türklerin kapıda vize ile gittiği bazı yunan adalarında yunanistan hükümeti vergileri düşürmüş, türkler daha rahat alışveriş yapsın diye.
Camiler düşük izlenme aldı
ne alaka diyeceksiniz şimdi bu yazı. 1 ocak sabah ayasofya ve sultanahmet camisinde reels çekip instagram’a atmıştım. instagram’da benim diğer reels’larıma göre düşük gönderi aldı. demek algoritma pek fazla kimsenin önüne çıkartmadı. instagram her ne kadar kendini her türlü sosyal medya video paylaşımının yapıldığı bir platform olmak üzere konumlandırma yapmaya çalışsa da kadınların baldır bacak poz verdiği bir et pazarından öte gitmiyor. daha kötüsü bence algoritma buna teşvik ediyor. halbuki bu konuda tik tok şikayet ediliyor. ama ben tik tok’ta daha çok din ve manevi temalı paylaşım görüyorum. türkiye’de 2012’den sonra yayıldı instagram ve kadınların poz vermesine teşvik edip ahlakı da bozmada büyük rol oynadı. dünyada da bu böyle zaten. ha bu arada erkekseniz karşınıza bu tarz poz veren paylaşımlar sıklıkla çıkıyorsa, kurtulması çok kolay. o gönderinin üzerinde üç noktaya tıklayıp bu gönderi beni rahatsız etti diyeceksiniz. ve o kadınlar artık hedef kitlesine poz vermeye doğru yolcu olacak. sizin önünüze çıkmayacak. sosyal medyada da manevi kültürel görseller pek tercih edilmiyor anlaşılan. ha sanmayın ki adamlar masum. bir kız mesaj kutusunu paylaşmış belki 100 tane adam mesaj atmış. zaten aslında bu kadında bu mesajları alarak dopamin salgılıyor kadın olarak.
bence türkiye’de instagram’da kaliteli bir içerik gerçekten yok. çoğu çöp.
New York Sokakları
arkadaşlar uzunca bir süredir new york’ta yemek kuryeliği yapan bir arkadaşın videoları önüme düşüyordu. şimdi 2 farklı arkadaşın daha videoları önüme düşmeye başladı. biri oyun yapımcısı imiş. diğerinin mesleğini bilmiyorum.. bunlar sokaklarda gezerken vlog çekiyorlar. çok sayıda çekik gözlü asyalı gördüm ben new york’ta. tüm dünya mutfağı new york’da bulunabiliniyor. her marka ürün de var deniyor.. yalnız anladğım bunlar daha çok şehir merkezi olarak görünen metropolitan area denebilecek manhattan adasında geziniyorlar. biri zaten iki arkadaş olarak 2 odalı ev tutumuşlar 7000 dolar. açık mutfak. çok büyük bir ev değil. daha önce vegas’ta yaşamış. new york pahalı ama dünyanın merkezi diyor. yaşamaya değer diyor. ben yıllar önce paris’te disneyland’a gitmiştim. adamlar resmen o filmlerde gördüğünüz amerika’yı avrupa’nın ortasına kurmuş. hatta disneyland’ın içinde bir kovboy kasabasında kalmıştım. orayı görünce amerika’ya çok da gitme isteği oluşmuyor insanda aslında. çok uzak zaten. neyse gördüğüm new york’ta 1930’lardan kalma taş binalar çok. ayrıca gökdelenler de. 2 tane manhattan emlakçısına denk geldim facebook’ta. onları takibe aldım. evleri gezdiriyorlar manhattan’da. detaylı bir new york turu oluyor. belki fiziksel olarak gitseniz yaşamı anca turist olarak görürsünüz. ama emlakçılar çok detaylı anlatıyor. eski filmlere bakıyorum. 2000 sonrası amerika’ya bakıyorum. bence 80’ler 90’larda da new york daha güzelmiş. teknoloji ilerledi ama ahlak çok bozuldu. bunu zaten katıldığım bir yabancı kursta da söylediler. eski filmlerde dizilerde hiç olmayan yarı çıplak kadınlar dolanıyor şimdiki vloglarda new york sokaklarında. ha istanbul da o konuda aratmıyor batı dünyasını. ama bizde bu durum 2010 sonrası oldu. new york sokakların da en çok dikkatimi çeken louis vuitton mağazasının önündeki kuyruk. paris’ten farksız. zamanına göre geniş yapılmış ama şimdi binalar arasında nispeten dar kalmış kaldırımlar. sürekli yoğun trafik olan caddeler. bu oyun yapımcısı new york’ta metro ile ulaşımın çok kolay olduğunu söylüyor. ama metro pek temiz değilmiş. kurye finans merkezi gibi olan yerlere paket götürüyor. oraları da detaylı görüyorsunuz. youtube’da aratın bunları isterseniz. siz de meraklıysanız bir bakın derim. ha bir gün new york’a gider miyim. hiç sanmam. bence tek avantajı ingilizce konuşulması denebilir. avrupalılar müthiş ırkçı. belki abd’de bu biraz daha azdır. ama trump ikinci döneminde göçmenlerin anasını ağlatıyor. hatta green card çekilişlerini bile 2026 için iptal ettirmiş.
İstanbul’un dengesiz kışı
Arkadaşlar 1 Ocak sabah İstanbul’da hava eksi 1 dereceydi. hatta ellerim çatladı yara oldu kanadı. bugün 4 ocak pazar öğlen hava 16 derece gösteriyor. 2 ocak gecesi de uyurken soğuktan uyandım. İstanbul’da öyle dengesiz bir hava var. benim çocukluğumdan beri böyle. İstanbul dışında olanların dikkatine. gelmeden mutlaka hava durumunu kontrol edin…
1 Ocak Sabah Sultanahmet
arkadaşlar 1 ocak’ta toplu ulaşımın ücretsiz olması ve sabah saatlerinde nispeten istanbul’un boş olması nedeniyle sultanahmet’e gideyim dedim. öncelikle amacım sadace meydanda biraz gezmek resim çekmek ve hava almaktı. ama neye niyet neye kısmet anlatayım. sabah çıktım evden 6.45 gibi sultanahmet meydana vardım. bu arada tam solumda ayasofya camisine girmek için büyük bir kalabalık var. sıra var. havada felaket soğuk. -1 dereceymiş. acil kapalı bir yere girmek gerek. sol tarafımda ayasofya’yı bekleyen sırada polis bariyeri açtı isteyen buradan girsin dedi. direkt girdim kuyruğa, biraz kabalık sonrası ayasofya’nın içine girdim. sabah namazı daha başlamamıştı. bu arada ayasofya’da tadilat var. çok büyük bir iskele kurulmuş. iç alanın sadece üçte biri açık. zaten bu filistin mitingi için gelenler anladığım kadarıyla sultanahmet camisini tercih etmiş. yada polis almadı. ayasofya yoğun değildi. sabah namazını kıldım ben de orada hoca eşliğinde. ayasofya’nın içindeki çoğu yer aslında zaten osmanlı zamanında camiye dönüştürülmüş bildiğim. ve duvar motifleri çok kötü halde. umarım iyi bir restorasyon yaparlar. neyse oradan çıktım sultanahmet camisine girdim. mitingciler dağılıyordu tekbir getirerek. bu arada içeride islamiyet ile ilgili değişik dillerde broşür dağıtan stand vardı. müslüman olmayan birini bir islam mekanına görtürmek isterseniz kesinlikle sultanahmet camisi olmalı bence. neyse meydanda dikilitaşların resmini çektim. biraz ara sokaklarda dolandım. sokaklarda resimler. çektim. sonra tramvay yolunu filistin mitingcileri için kapatmışlar. onlar oradan toplu olarak yürüyordu. ben bariyer dışından sirkeciye indim. kimi zaman ara sokaklara da girdim. restoran fiyatları fena değil. ortalama geldi bana. dışarı menüler koymuşlar. mekanlar çok temiz görünüyordu. uzakdoğulu ve alman turistler gördüm. ben marmaray ile 10.30 gibi eve geri dönmüştüm. marmaray çok hızlı sizi iki yaka arasında taşıyor. marmaray üsküdar’dan sonra yoğun üsküdar’a kadar çok dolu değildi. sabah saati olması dolayısıyla olabilir. ama sonuçta yılbaşı sabahı eğlenceden dönenler de olabilirdi.

Almanya’da Türkler Türk Pasaportunu tercih etmemiş
7 Şubat 2026
Seyahat
Almanya’da Türkler Türk Pasaportunu tercih etmemiş için yorumlar kapalı
onurkayikci
almanya’da çifte vatandaşlık hakkı tanınan 1 milyon 300 bin Türk’ten sadece 30 bini Türk Vatandaşlığa başvurmuş. aslında bunun büyük bir sebebi almanya’nın eline Türkiye’de deport edilme imkanı vermemek bence. yada Alman vatandaşlığından çıkmamak. zaten belli şartlarda türk soyundan olanlara türkiye de kullanmaları için devlet mavi kart veriyor. bununla oy kullanma harici diğer haklar sabit kalıyor. ayrıca türk vatandaşlığının avrupa’da ve dünyada büyük bir artısı yok. çünkü çoğu yer vize istiyor. türkiye’ye hiç geri dönmeyecekse biri zaten orada doğup büyümüşse türk vatandaşlığı almayı tercih etmiyor görünen…
ben şunu anlamıyorum. bir çok ekonomik durumu kötü ülke var. bir tek türkiye cumhuriyeti vatandaşlarımı sağa sola iltica ediyor da bir çok ülke vize istiyor.
almanyatürkvatandaşlğığ