Hakkımda
Onur Kayıkcı
İlk İnternet sitemi yapalı 20 yılı aşmış. Bu sitede havadan sudan yazılarım yer almaktadır. Tüm içerikler kendime ait olup sponsorlu içerik yoktur. görsel içerikler için aşağıdaki simgeden instagram hesabıma bakabilirsiniz. Linkler aşağıda!
iletisim@onurkayikci.com
Son Yazılar
- Tor Tarayıcı ile 1080p Youtube
- Hangi ofis programını kullanmalıyım?
- Kuzey Makedonya, 5-7 Haziran 2026
- Sabiha Gökçen Havalimanında kazık fiyatlar
- TP Link internet menzil arttırıcı
- Sadece radar koymakla olmuyor
- Antalya’da 3 te bir fiyatlar
- İstanbul’daki kişiler Yunanistan şehirlerine niye gidiyor?
- Antalya Belek Turizm Merkezi, Mayıs 2026
- Windows 10 ESU Ekim 2026’da bitecek
Etiketler
amazon
anadoluüniversitesi
android
antalya
açıköğretim
beşiktaş
Chromeos
chromeosflex
Dijital pazarlama
dijitalpazarlama
eticaret
eğitim
facebook
fatihçoban
fenerbahçe
galatasaray
google
hummel
instagram
kitap
KKTC
korona
koronavirüs
kıbrıs
laptop
linux
mediamarkt
microsoft
mint
Pardus
samsung
sosyalmedya
Tablet
telefon
türkiye
windows
windows10
Windows 11
windows11
xiaomi
yapay zeka
Yapayzeka
yasaklar
yorum
youtube

Mustafa Kemal
3 Aralık 2018
Havadan Sudan
Mustafa Kemal için yorumlar kapalı
onurkayikci
Kurmay Yüzbaşı Mustafa Kemal ve arkadaşları 1908 yılında Strumca’dan Sofular’a giderken bir sade kahvaltı beraber oturuyorlar. Ve Mustafa Kemal’in yaşamından aşağıdaki kesitleri sizinle paylaşmak istiyorum.
-Çankaya Köşkündeyken en özel yemeğinin kuru fasulye-pilavdan öteye gitmediğini,
-Yurt sorunlarını tartışmaktan yemeğini yiyemeyip gece yarısından sonra köşkün aşçısına yumurta pişirttiğini,
-İçeri girdiği zaman yemekte ayağa kalkan kişilere eliyle gösterip: “Oturunuz, yemekteyken kalkılmaz.” dediğini,
-Çok önemli konukları olsa bile çok yemek türü istemediğini, buna neden olarak da: “Hem sağlık hem de giderler açısından doğru değildir.” dediğini,
-Cephede tek başına özel yemek değil erleriyle onların yediği yemekten yediğini,
-Trablusgarp’ta yokluktan gazete kağıdına sardığı tütün benzeri otları içtiğini,
-Yetimevlerine konuk olduğunda her bir çocuğun tabağından birer kaşık bulgur pilavı yediğini ve onlara: “Doyuyor musunuz çocuklarım?” dediğini…
Size hiç söylemediler değil mi?! Varsa yoksa…
Neyse!