Hakkımda
Onur Kayıkcı
İlk İnternet sitemi yapalı 20 yılı aşmış. Bu sitede havadan sudan yazılarım yer almaktadır. Tüm içerikler kendime ait olup sponsorlu içerik yoktur. görsel içerikler için aşağıdaki simgeden instagram hesabıma bakabilirsiniz. Linkler aşağıda!
iletisim@onurkayikci.com
Son Yazılar
Etiketler
amazon
anadoluüniversitesi
android
antalya
açıköğretim
beşiktaş
Chromeos
chromeosflex
dijitalpazarlama
Dijital pazarlama
eticaret
eğitim
facebook
fatihçoban
fenerbahçe
galatasaray
google
instagram
kitap
KKTC
korona
koronavirüs
kıbrıs
laptop
linux
mediamarkt
microsoft
mint
Pardus
samsung
sosyalmedya
Tablet
telefon
trendyol
türkiye
windows
windows10
Windows 11
windows11
xiaomi
yapay zeka
Yapayzeka
yasaklar
yorum
youtube
Gündem
- Netflix'in Scooby-Doo dizisinden ilk görsel
- ABD, 'İran bağlantılı' 344 milyon dolarlık kripto varlığı dondurdu
- Süper Lig'de 32'nci haftanın programı
- Uzmanlık dernekleri uyardı: Kontroldeki hastalıklar yükselişte
- Spiker Ela Rümeysa Cebeci hakkında tahliye kararı
- Netanyahu, kanser tedavisi gördüğünü açıkladı
- Google, Anthropic'e 40 milyar dolara kadar yatırım yapacak
- İlker Çatak, Booker ödüllü 'Beden'i sinemaya uyarlayacak
- Beyaz Saray: Trump'ın temsilcisi ve damadı İslamabad'a gidecek
- Fransa Açık'ın son şampiyonu Alcaraz bu yılki turnuvada yok

Mustafa Kemal
3 Aralık 2018
Havadan Sudan
Mustafa Kemal için yorumlar kapalı
onurkayikci
Kurmay Yüzbaşı Mustafa Kemal ve arkadaşları 1908 yılında Strumca’dan Sofular’a giderken bir sade kahvaltı beraber oturuyorlar. Ve Mustafa Kemal’in yaşamından aşağıdaki kesitleri sizinle paylaşmak istiyorum.
-Çankaya Köşkündeyken en özel yemeğinin kuru fasulye-pilavdan öteye gitmediğini,
-Yurt sorunlarını tartışmaktan yemeğini yiyemeyip gece yarısından sonra köşkün aşçısına yumurta pişirttiğini,
-İçeri girdiği zaman yemekte ayağa kalkan kişilere eliyle gösterip: “Oturunuz, yemekteyken kalkılmaz.” dediğini,
-Çok önemli konukları olsa bile çok yemek türü istemediğini, buna neden olarak da: “Hem sağlık hem de giderler açısından doğru değildir.” dediğini,
-Cephede tek başına özel yemek değil erleriyle onların yediği yemekten yediğini,
-Trablusgarp’ta yokluktan gazete kağıdına sardığı tütün benzeri otları içtiğini,
-Yetimevlerine konuk olduğunda her bir çocuğun tabağından birer kaşık bulgur pilavı yediğini ve onlara: “Doyuyor musunuz çocuklarım?” dediğini…
Size hiç söylemediler değil mi?! Varsa yoksa…
Neyse!