Su arıtma cihazları

15 Eylül 2012

Alışveriş

Su arıtma cihazları için yorumlar kapalı


Ülkemizde su arıtma cihazları sektöründe büyük bir açık görüyorum. Kastettiğim ev tipi olanlar. Bir çok cihaz satılıyor, ama filtresi bakımı konusunda açık var. Malum damacana sularla ilgili her gün bazı iddialar çıkıyor. Bunun yanında su arıtma cihazı seçerken çok dikkatli olmak gerek. Sonradan atılacak ürünlere boş yere para harcamamak gerekiyor. Ürünlerin garanti süreleri uzun, 10 yıl gibi, ama dağıtıcı firmaların ömrü kimi zaman 10 yıl sürmüyor. Amway in espring cihazlarının çok methini duydum. Araştırmanızı öneririm.

Müşteri Memnuniyeti ve Müşteri Tacizi Arasındaki Farklar

12 Ağustos 2012

Kültür

Müşteri Memnuniyeti ve Müşteri Tacizi Arasındaki Farklar için yorumlar kapalı


Müşteri Memnuniyeti Araştırması, verilen/sağlanan hizmet kalitesinin sınanması, iyileştirilmesi, geliştirilmesi için önemlidir.  Bu noktada belli bir hizmeti alan kişilerin aranılarak hizmet kalitesinden memnun olup olmadığının sorgulanması, müşteri açısından marka kimliğine duyulan saygının güçlenmesini sağlar. Buraya kadar tamam, sorun buradan sonra başlıyor… Telefon, e-mail adresi gibi kişisel iletişim kanallarının markalar ile paylaşımı bu minvalde sınırlı kalmalı aksi takdirde yapılan işlemin adı CRM yani Müşteri Memnuniyeti Araştırması’ndan çıkarak müşteri tacizine dönüşüyor…

Günümüz teknolojik alt yapısında iletişim kanalları her bir bireyin günün her saatinde ulaşıma açık olmasını sağlıyor. İletişim kanallarının açık olması demek bu iletişim kanallarının herkese her daim açık olması gibi algılanmamalıdır. Bir hizmet satın alındığında bu hizmetin geliştirilmesine katkı sağlaması amacı ile paylaşılan iletişim kanallarının sürekli bir kampanya bombardımanına tabii tutulması zamanla kişiler ve kurumları diğer bir deyişle marka ile hedef kitlenin kötü etkileşmesine neden oluyor. Genel hatları ile konuyu incelersek;

Çalışmakta olduğunuz kurumlar diğer bir deyişle hizmet satın aldığınız markalardan her gün kaç iletişim mesajı alıyorsunuz?

Bu soruya bir adet ile yanıt veremeyecek oranda fazla dediğinizi duyar gibiyim. Kendi yaşadıklarımda yola çıkarsam her sabah telefon ve e-mail adresime gönderilmiş yüzlerce kampanya, tanıtım, hizmet ayrıcalıklarını anlatan mesajlar aldığımı söyleyebilirim. Tamam, okumadan silebilirim ki keza ben de tam da bunu yapmaktayım. Ancak bu müşteri tacizi bu kadarla da sınırlı kalmıyor. Günün biçimsiz saat dilimlerinde önce otomatik yanıtlama sistemi sonrasında da müşteri temsilcileri tarafından aranılmaya devam ediliyorum. “Bireysel emeklilik sistemi” pazarlamak isteyenlerden cep telefonumun uyumlu bulunduğu teknolojiye halen geçmemiş olduğumu hatırlatan konuyla ilgileniyorsam biri, ilgilenmiyorsam ikiyi tuşlamamı söyleyen bir dizi telefon alıyorum. İşte bunun adı müşteri memnuniyeti değil bunun adı müşteri tacizidir.

Hizmet satın aldığınız markanın sunduğu hizmet paketlerinden ilgilenmediğinizi söylediğiniz konuya dair kaç kere görüşme yapmanız gerekiyor?

Hemen söyleyeyim en az beş. Nasıl mı? Konuya ilişkin önce telefonunuza mesaj geliyor. Ardından bu mesaja geri dönüş yapmadığınız gerekçesi ile (kaldı ki ilgileniyorsanız yanıtlayın ibaresi mevcut) önce müşteri temsilcisi tarafından sonra otomatik yanıtlama merkezi tarafından aranıyorsunuz. Tüm bu kanallar sizin aklınızı çelmek için yeterli olmadıysa e-mail adresinize gelen maillerle karşılaşıyorsunuz. Son nokta ise ev ya da iş telefonunuzdan konuya ilişkin tanıtım için sizden randevu talebinde bulunmak için aranıyorsunuz. İşin kötüsü bu beşli döngü aynı konu üzerinde zaman zaman defalarca hatta aylarca tekrarlanıyor.

Tüm bu müşteri tacizinin boyutu tüketicinin marka hakkında olumsuz değerlendirme yapmasına neden oluyor.

Marka İle Paylaşılan İletişim Kanalları Hangi Amaçlar İçin Kullanılmalıdır?

Markaların hizmet kalitesinin gelişmesi müşteri memnuniyet anketleri ile sağlanabilir. Bu noktada alınan ya da satılan bir hizmetin ardından o hizmet ya da ürüne ilişkin geri arama yapılması normaldir hatta gereklidir. Marka ve hedef kitle arasındaki iletişimin güncel tutulması, bir takım değerlendirilmeler için müşterinin yaşı, mali tablosu, sosyo-ekonomik durumu, eğitim seviyesi gibi bilgilerin alınarak değerlendirmelerin sağlıklı olması açısından kullanılması önemlidir. Bu bilgilerin marka ile paylaşılması da önemlidir çünkü bu bilgilerin ışığında hedef kitle analizleri yapılabilmektedir. Ama buradan sonrası yazımın başında tanımladığım müşteri tacizi boyutuna girer; bu bilgilerin üçüncü kurum ya da kuruluşlara satılması; ekonomik durum çizelgesine göre A-B-C segmentini oluşturan kişileri sürekli bir pazarlama bombardımanına tabii tutmak, aynı markanın farklı hizmet alanlarının sürekli tanıtımı ve satın alınması için dayatılması…

Markalar bu ve benzeri tacizlere devam ederlerse çok kan kaybedecekleri gün gibi aşikar. Bu gidişle hem CRM için sahip oldukları alt yapıyı kaybedecekler hem de marka itibarlarını…

Yazar Hakkında

Pazarlama, satış, iş dünyası, markalaşma, müşteri memnuniyeti gibi konularda edindiğim bilgi birikimlerini paylaşmayı seviyorum. Yorumlarınız benim için önemli, düşüncelerinizi paylaşırsanız ben de sahip olduğum bilginin faydalandırması konusunda fikir sahibi olabilirim…

Makale Kaynağı: Hatice DemirMakaleMarketi.com

 

Ağızdan Ağıza Pazarlamanın Püf Noktaları

11 Temmuz 2012

Kültür

Ağızdan Ağıza Pazarlamanın Püf Noktaları için yorumlar kapalı


Ağızdan ağıza pazarlamanın sırları, pazarlama topluluğu arasında genelde bilinmeyen, kabul görmeyen, unutulan ya da göz ardı edilen ilkelerdir. Büyük olasılıkla bunlar, rakiplerinizin kullanmadıkları ilkelerdir; bu nedenle de rekabette size müthiş güçlü bir araç sağlayabilir.
Ağızdan ağıza pazarlamanın 5 Sırrı
1’inci sır
Yaygın kanının tersine, pazarlama bütün mesleklerin en soylularından biridir. Pazarlamanın, adi ve basit bir şey olduğu fikrini kabul etmeyin.
Ağızdan ağıza pazarlamada, müşterilerinize, onların yaşamlarını güzelleştiren ve kolaylaştıran ürünler ve hizmetler sunduğunuzun farkında olun. Ürününüzün, müşteriye sunduğu özel değeri aklınızdan hiç çıkarmayın. İnsanlara sizin ürününüzden söz ettirecek nedenleri bulup çıkarmakta size yardım edecek olan şey o ürünün değerinin yaratacağı heyecandır.
Müşterinin, sizin ürününüze sahip olmakla çok şanslı olduğunu, ona bir değer sunduğunuzu, ürününüzü satmakla müşteriye bir iyilikte bulunduğunuzu, müşterinin de o ürünü satın almakla (size değil) kendisine bir iyilikte bulunduğunu sürekli anımsayın. Ürününüzde, insanları gerçekten ondan söz etmeye götürecek ilginçliğin ne olduğunu düşünün. Ağızdan ağıza pazarlamada iletişimi hızlandıracak bu gibi uyarıcılardan elinizde bol bol bulunmasını sağlayın.

2’inci sır
Pazarlama, sizin hedefinize (müşterinize) yaptığınız bir şey değildir; müşteriye sunulan bir hizmettir.
Pazarlamaya, müşteriye yaptığınız bir şeymiş gibi yaklaşmayın. Bu, sizin müşteriniz için yaptığınız bir şeydir. “Hedefler ve çok satanlar” açısından düşünmeyin. Bu tutum, olsa olsa gürültünün düzeyini bir iki çentik yükseltir ama büyük ölçüde örseleyici, müdahaleci ve bağırgan kampanyalara yol açar.
Pazarlamanın ürün(ler) satmak olmadığını anlayın. Pazarlama, sizin ürününüzü satın alması için müşterinize hizmet sunma yoluyla müşteriler kazanma ve onları elinizde tutma işidir. Ürününüzü kolay ve yalın bir seçim durumuna getirerek müşterilerin onu almalarını sağlayın. Kendinize hizmet eden özellikleri vurgulamayın; bunun yerine, gerçekten fark yaratan gerçek üstünlükleri -insanların söz edecekleri yararları- vurgulayın.
Ağızdan ağıza pazarlama yaparken yalnızca ucuzluk kampanyası değil, ucuzluk yapın. Daha da iyisi, bir ilişki bağı kurun.

3’üncü sır
Müşterinizin en iyi kararı vermesine yardım etmek demek, o müşteri için elinizde en iyi ürünün bulunması demektir.
Belkide sadece ağızdan ağıza pazarlamada mümkün olacak şekilde, ürününüzü bu kadar harika kılan şeyle duygusal ilişkiye girin. Müşterinizin, başkalarıyla konuşma ve o ürünü alma arzusu duyması gerekir. Siz kendiniz şevk duymuyorsanız, arzu ve heves yaratacak kıvılcımı yakamazsınız. İnsanlar, başkalarıyla her şeyden çok, bir tür duygusal ilişki kurdukları şeyler hakkında konuşurlar.

4’üncü sır
Dürüst pazarlama, yalnızca olanaklı olmakla kalmaz, aynı zamanda pazarda üstünlüğü sürdürebilmenin tek yoludur. Ürününüzün, gerçekten üstün olan yanlarını en çok göze batacak biçimde -ama dürüstçe- büyütün, boyutlandırın ve vurgulayın.
Düşük düzeyde -hatta ’Ben de aynıyım’ eşdeğerliğinde- bir ürüne razı olmayın. Ürününüzü, en çok sayıda insana, açık seçik bir avantaj getirecek biçimde tanıtın.
Herhangi bir şey, herhangi bir zaman, herhangi bir yer konusunda -özellikle de ürününüzle ilgili olarak- gerçeği gölgelemeyin. Ürününüz hakkında -gerçeğin üstünü birazcık örterek bile olsa- yalan söylediğinizde, düzmece dünyasına girmiş olursunuz. Zihniniz, verilere bağlı kalmak yerine birtakım şeyler uydurmaya başlar. Ağızdan ağıza pazarlama zincirinin sürdürülebilir olması için ürününüzün söylendiği gibi -hatta söylendiğinden daha da iyi- sonuç vermesi gerekir.

5’inci sır
İster inanın, ister inanmayın, aslında sizin ürününüzü doğru insanlar satın almak istemektedir. İşe insanları ikna etmeye çalışmakla başlamayın. Direneceklerdir.
Çok değerli bir fırsat sunma tutumundan yola çıkın. Bunu başarmak için birtakım zihin oyunları yapmak zorunda kalıyorsanız, büyük olasılıkla ürününüz ve o ürünü sunuşunuz üzerinde biraz daha çalışmanız gerekecektir.
İnsanlar, ürününüzün sağlayacağı yararı gerçekten istiyorlarsa, sizin yapmanız gereken şeyin, yalnızca onların bunu görmelerine yardım etmek olduğunu anlayın.
Kaynak:kobifinans

kaynak internet sitesi : http://www.hangifikir.com/icerik/agizdan-agiza-pazarlama-puf-noktalari

Başarıya açılan kapının anahtarları

8 Temmuz 2012

Kültür

Başarıya açılan kapının anahtarları için yorumlar kapalı


Kitap arıtan yayınevinden çıkmış. Yazar Dr. Jim Muncy.

İş ve hayattaki başarıya ulaşmanın yollarını örneklerle anlatıyor.

Kitabın kapak yazısı kitabı şöyle özetliyor:

Başarının oluşumu, çeşitli unsurların birarada bulunmalarını gerektirir.

Bunların neler oldukları ilginizi çeker mi?

Jim Muncy, bu unsurları yedi başlık altında topluyor:

Hasat kuralı, iyimserlik, sorumluluk, girişim, azim, hedef, fedekarlık.

Muncy’nin, çeşitli üniversitelerde vermiş olduğu derslerden yola çıkarak hazırladığı “başarıya açılan kapının anahtarları” bizi hedeflerimize bir adım daha yaklaştırıyor.

Beden Dili Nedir? Beden Dilinin Önemi Nedir? Beden Dili Nasıl Öğrenilir?

8 Temmuz 2012

Havadan Sudan, Kültür

Beden Dili Nedir? Beden Dilinin Önemi Nedir? Beden Dili Nasıl Öğrenilir? için yorumlar kapalı


Hiçkimse beden dilinin ifadelerinden kaçamayacağı veya bunu bastıramayacağı için bu dili ögrenmeye çalışmak çok yararlıdır.

Böylece kendi dünyamızı yansıtma biçimimiz ve birlikte yaşadığımız insanların iç dünyalarıyla ilgili önemli bilgilere sahip oluruz. Aslında her insan beden dili konusunda bildiğini düşündüğünden çok daha fazlasını bilir.

Beden zihnin uzantısıdır ve düşünce davranışlarda bir iz bırakır. İnsanların beden dilini okuyarak onların
düşünce kişilik yapılarını çözebilirsiniz. Karşınızdaki insanları daha iyi tanıyıp onlarla daha etkili iletişim
kurabilirsiniz. Kendi kör noktalarınızı fark ederek ilişkilerinizde zayıf yanlarınızı geliştirebilir ve iletişiminizle
çevrenize daha iyi bir imaj bırakabilirsiniz.

Bir kişiyle iletişim kurarken sözler mi daha etkilidir hareketler mi?

Kişilerin birebir kurdukları iletişimde %7-10 kelimelerin %30-38 ses tonunun ve %55-60 da beden dilinin etkili olduğu ortaya çıkmıştır.

Neden vücut dili?

1. Başkaları üzerinde olumlu bir etki yaratarak amacımıza ulaşmak.
2. Karşımızdakileri daha iyi anlayarak etkili bir iletişim kurmak.
3. Kendi beden hareketlerimizi denetleyerek sosyal ortamlara daha çabuk uyum sağlamak.
4. Başkalarının gerçekte ne söylemek istediğini anlamak.

Bazen bir hareket bin söze bedeldir. Bir kişiyle iletişim kurduğumuzda söylediklerimiz ne kadar önemli ise hareketlerimizle o kişide bıraktığımız intiba da o kadar önemlidir. El kol hareketleri mimikler dokunma vücut pozisyonu… İş yaşamında başarılı olmak isteyen kişiBeden Dili Nedir? Beden Dilinin Önemi Nedir? Beden Dili Nasıl Öğrenilir? iletişim kurduğu kişilerin sadece söylediklerini değil yüzü eli kolu ve bedeniyle yaptıklarını da duymalıdır.

İletişimde önemli olan ilk dakikalardır
Karşı karşıya gelen iki insan arasındaki ilk dakikalar iletişim sürecinin önemli bir belirleyicisidir. Bu etkiyi yaratan en önemli faktör karşılaşılan kişinin BEDEN DİLİ´dir. Sözkonusu faktörleri kullanılan kelimelere ve kişinin taşıdığı bütün aksesuarlardan içinde bulunduğu ortamdaki nesnelere kadar genişletebiliriz. Karar olumlu ya da olumsuz olabilir; “duruşundan hoşlanmadım” “bakışını sevmedim”….

Başkalarının gerçekte ne söylemek istediğini anlamak için önce kendi vücut dilinizi öğrenin
İletişim sadece bilgi alış-verişi değildir
Bilgiyi veriş biçimi sözlerin bedendeki ifadesi (gülen bir yüz) iletişimi değerlendirmemizde ikinci önemli bir noktadır.

İletişimde bilgilenmek ve kavramak anlamak değildir. İletişimin ana amacı anlayarak kavramaktır. Karşınızdaki kişinin ne istediğini kavrar ancak ne yaşadığını anlayamazsınız.

Bir mesajın toplam etkisi incelendiğinde kişilerin birebir kurdukları iletişimde %7-10 kelimelerin %30-38 ses tonunun ve %55-60 da beden dilinin etkili olduğu ortaya çıkmıştır.

Vücut dilini sessiz bir film seyrederken ya da televizyonun sesini kapattığımızda aldığımız bir mesaj olarak da görebiliriz. Vücut dili iletişimde kullanılan sözcükler kadar önemlidir. Çoğu zaman davranışlar ve jestler iletişimin temelini oluşturur. Söylediklerimizi gerçek içerik ve anlamlarını ortaya koyar. Bunlar düşünce ve duyguları destekleyen onları somutlaştıran hareketlerdir.

+ Sohbet sırasında saç düzeltme başı sallama kolları kapama gibi işaret ve hareketlerimiz; iletmek üzere programladığımız bir mesajımız olduğunu ya da bu mesajı vermek için hazırlık yaptığımızı gösterir.

+Yüzümüzün aldığı çeşitli ifadeler heyecanımızı neşemizi irkildiğimizi utandığımızı tiksindiğimizi kızgınlığımız veya korkularımızı ortaya koyar.

+El sıkışma şeklimizden ayakta durma veya oturma pozisyonlarımıza kadar pek çok vücut hareketi içinde bulunduğumuz ruhsal durumları amaç ve isteklerimizi ortaya koyan göstergelerdir

kaynak:

http://www.maxihayat.net/maxiforum/soru-cevap/107097-beden-dili-nedir-beden-dilinin-onemi-nedir-beden-dili-nasil-ogrenilir.html

Network Marketing’de Başarısız Olmak..

8 Temmuz 2012

Havadan Sudan, Kültür

Network Marketing’de Başarısız Olmak.. için yorumlar kapalı


Network Marketing sektöründe başarısız olan birçok insan vardır ve bu insanları bahane ederek bu işe adım atmaktan korkan insanlarda vardır. Her işte olduğu gibi, bu işte de gerekeni yapmadığınız takdirde tabi ki başarısız olacaksınız. Başarısız olmuş kişilere bakarak bu iş modeline soğuk bakan insanlara da sormak lazım, “Sadece Network Marketing sektöründe mi başarısız olan insanlar var?”. Tabii ki hayır. İş dünyasının ve hatta tüm hayatımızın her alanında başarısız olan ve başarılı olan insanlar var. Ve ben şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki; Network Marketingde başarılı olmak, birçok alana göre çok net ve basittir. Tabii gereği yapıldığında.. Şimdi başlıca başarısızlık nedenlerini inceleyelim;

Kendinin Patronu Ol(a)mamak(Öz Disiplin)

Bu işte patron yok, size emir veren yok, sizi mecburiyet yükleyen kimsede yok. Sizi teşvik eden bir sponsorunuz/takımınız olsa da her konuda yapmak/yapmamak sizin elinizde. Maalesef Network Marketingin bu güzelliğini değerlendiremeyen, yani öz disiplini sağlamayan kişiler başarısız olabiliyor.

Sabır Göster(e)memek

Network Marketing diğer çalışma alanlarından çok farklı bir iştir. Bu işte para kazanımı zamanla oluşur. Bir nevi yatırımdır. Örneğin; tohumu ekersiniz, sularsınız, gübrelersiniz, bakımıyla ilgilenirsiniz, ta ki ağaç olana kadar belki uzun bir süre geçer ve siz yetişecek meyvelerin hayaliyle çabalamayı sürdürürsünüz. Network Marketingde bir nevi buna benzer. Kısa bir süre içinde de para kazanabilirsiniz tabi fakat asıl hedeflenen yüksek gelirlere zamanla ulaşılır. Bu iş, tabiri caizse geleceği görebilenlerin işidir. Fakat zaman ve emeklerin sonucunda oluşacak gelirler, hiçbir çalışma modeli ile karşılaştırılamayacak kadar güzeldir.

Pes Etmek

Aslında bu Network Marketing’e özgü bir husus değil. Bu her girişimde ön plana çıkan bir husustur. Çok uzatmayacağım; Hayatta büyük şeyler yapmak istiyorsanız, herkesin yaptığından farklı yapıp, herkesin kazandığından farklı kazançlar elde etmek istiyorsanız. Gideceğiniz yoldaki engellerin sizi durdurmasına izin vermemelisiniz. “Pes Etmek” kavramını zihninizden çıkarmalısınız.

Özgüven Eksikliği

Bazı kişiler kendilerine güvenemediklerinden, içlerindeki ve çevresindekilerden aldıkları “sen yapamazsın” söylemine karşı duramadıklarından, korkularıyla savaşamadıklarından insanlarla gerekli iletişimi kurmazlar ve başarısız olurlar.

Yanlış Organizasyon Seçimi

Yanlış şirket seçimi veya yanlış bir takımda bulunmak işleri zorlaştırabilir. Daha sonra bıkkınlık ile başarısızlığı kabul etmeye neden olabilir. Bu noktalara dikkat etmek açısından X ve Y makalelerini okumanızı tavsiye ederim.

Takım Ruhundan Uzak Çalışmak

Network Marketing takım işidir. Çok iyi bir şirket ve takımda olsanız da, takıma ayak uydurmadığınız sürece başarısız olmanız kaçınılmazdır. Bireysel yeteneklerinizle bir yere kadar başarılı olabilirsiniz fakat takım ruhunu yakalamadan uzun vadede başarılı olmak çok zordur.

İstikrarsızlık

Network Marketingde istikrarda büyük bir önem taşır. Belli bir seviyeye gelene kadar çalışmayı istikrarla sürdürmelisiniz ve takımınızla olan irtibatınızı hiç koparmamalısınız. Bir süre çalışıp sonra ara vermek sizi büyük ölçüde geriletecektir. En azından belli bir potansiyele ulaşana kadar sabırla, istikrarla çalışmanız gerekir. Bu işi ek olarak da yapsanız, tam zamanlıda yapsanız istikrarlı olmak önemlidir.

Makale Yazarı

Mustafa Yaşar

kaynak:

http://www.networkmarketingokulu.com/basarisiz-olmak.html

Nasıl varlıklı biri haline gelebilirsiniz?

23 Nisan 2012

Kültür

Nasıl varlıklı biri haline gelebilirsiniz? için yorumlar kapalı


Kitap Arıtan yayınevinden çıkmış, david bach ın kitabı.

İsmi sizi yanıltmasın. Kitap zengin olmayı değil, tasarrauf ederek, nasıl birikim yapabileceğinizi anlatıyor.

Kredi kartları borçlarınızı azaltmayı, gereksiz harcamalarınızı nasıl kısabileceğinizi örnekleriyle açıklıyor.

Network marketing sorular ve yanıtlar

1 Nisan 2012

Kültür

Network marketing sorular ve yanıtlar için yorumlar kapalı


Kitap beyaz yayınlarından çıkmış. Yazarı, Allan Pease.

Ağ pazarlama işinde yıllarca uygulanmış teknikleri anlatıyor. Kitapta beden dili kullanımıyla ilgili güzel ögütler de var.

Bu tekniklerin belli bir süre uygulanmaası halinde işinizin ilelerlemesi ve karınızın artması konusunda yol gösterici bir kaynak.

Kitabın arkasında kelimeleri uykunuzda tekrarlaryacak kadar kitabı iyi okumanızı öneren bir yazı var.

Ayrıca şu belirtiliyor:

Bu teknikleri 14 gün boyunca harfiyen uygularsanız, sonuçları en cüretkar şekilde görebilirsiniz. Yazarın kısa özeti bu.

Büyük düşünmenin büyüsü

30 Mart 2012

Kültür

Büyük düşünmenin büyüsü için yorumlar kapalı


Dr. David schwartz ın yazdığı sistem yayıncılıktan çıkan büyük düşünmenin büyüsü adlı kitap bir kişisel gelişim kitabı. Hayatta her alanda başarı yada mutluluğa giden yolda aslında bildiğimiz ama uygulamadığımız yöntemleri örneklerle ortaya koyuyor. Kısa bir kitap değil 280 sayfa ve full yazı. Ama tavsiye ederim zihni ferahlatıyor. Rıfat ılgaz ın tutuklama ve mapus hikayelerinden sonra iyi geldi:)

Engelleri fırsatlara dönüştürmek

30 Mart 2012

Kültür

Engelleri fırsatlara dönüştürmek için yorumlar kapalı


Bu başlık kitabın ismi. Bu aralar moral motivasyonumu arttırmak için kişisel gelişim kitaplarına takılıyorum. Bu kitabın arkasında şöyle yazıyor, başarıyı karamsarlığınızın maksimum noktasındayken keşfedin. Kitap hep başarıdan söz edildiğini ama her başarıdan önce başarısızlıkların olduğunu sabreden dervişin muradına ermiş olacağını anlatıyor kısaca. Kısa bi kitap 100 küsur sayfa. Faydalı bir eser. Merak eden okusun, arıtan yayınlarından çıkmış.

 

Hakkımda

...

Onur Kayıkcı

İlk İnternet sitemi yapalı 20 yılı aşmış. Bu sitede havadan sudan yazılarım yer almaktadır. Tüm içerikler kendime ait olup sponsorlu içerik yoktur. görsel içerikler için aşağıdaki simgeden instagram hesabıma bakabilirsiniz. Linkler aşağıda!

 iletisim@onurkayikci.com







Arşiv