Kategori: Kültür
Ben de artık Anadoluluyum
Anadolu üniversitesi açıköğretim fakültesinin okuduğum 2 yıllık önlisans bölümünden mezun oldum. ikinci üniversite fırsatından girmiştim bu bölüme. her şeyden önce şunu belirteyim ki sistem çok güzel kurulmuş. notlardan okumaktan ziyade isterseniz canlı derslere de katılabiliyorsunuz. gerçi ben hiç canlı derse katılmadım. ayrıca anadolu üniversitesi dersleriyle ilgili internet kaynak dolu. youtube da bazı hocalar özellikle matematik ile ilgili dersleri çözümlü olarak anlatıyor. ikinci üniversite fırsatı olanlara tavsiye ederim. ayrıca bölüm akademik açıdan gayet dolu. çünkü bölüm konularını öğrencilerin yüksek lisans tezi olarak verdiğini internet te ders çalışırken rastladığınız kaynaklardan görebilirsiniz. kayıt olurken sadece ıslak imza vermek için bir kere üniversitenin bana yakın kayıt bürosuna gittim. 1 dönem hariç diğer 3 dönem pandemiden sebep sınavlar online oldu. okulun en önemli avantajı okula gitmiyorsunuz. bir okulda örgün eğitimde okumak isteseniz yada yüksek lisans yapmak isteseniz devam zorunluluğu olacak bu da ayrıca git get ye iç masraf demek. anadolu üniversitesi açıköğretimde okuyan onbinlerce öğrenci var bu arada.
ücretlere gelince 2019-2020 dönemimde ilk dönem 260 tl, ikinci dönem 265 lira, 2020-2021 dönemimde ise her iki dönemde de 320 tl ödedim. yani mezuniyet toplam 1165 tl ye mal oldu. devletimize ikinci üniversiteden bu fiyata mezun olduğumuz için teşekkür etmek lazım. ben 2002 de bilgi üniversitesi işletme bölümünden mezun olmuştum. orası özel okul o zamanın parasıyla yıllık 5800 dolar üzerinden ücret ödemiştik. o zamanın şartlarında ailem istanbul dışında okumamın da masraf olacağını düşünerek en azından orada oku aynı masraf demişti. dolar kuru da tabii ki daha düşüktü. bilgi güzel bir okul çünkü iyi derece de ingilizce öğrenip çıktım yani ingilizce bölüm bitirdim. anadolu üniversitesinde de bu sebepten ingilizce dersinden muaf oldum.
Anadolu üniversitenin uzaktan eğitim yüksek lisans programları da var. yüksek lisans programları da devlet okullarında ücretli. en makul fiyat yine anadolu üniversitesinde gibi gözüküyor yaptığım araştırmalar sonucunda. fiyatları da bu yazı yazdığım tarih itibariyle 4000 tl civarı. lisans programından mezun olup ortalaması 50 üzeri olan herkes başvurabiliyor. tezsiz yüksek lisans programları var, yani ales zorunluluğu yok.. bu da değerlendirecek bir fırsat. yalnız derslere belli bir yüzde de devam zorunluluğu var diyor. demek online daha olsa sizin devamınızı ölçen bir sistem var. bilmiyorum gider miyim. çünkü açıköğretim de bu tarz zorunluluklar yok. istediğiniz zaman ders çalışıp sadece sınav günü sınava giriyorsunuz. öyle devam zorunluluğu ölçme gibi bir durum yok açıköğretimde…
Rami Erenler vefat etti
Eski uzun yol kaptanı, şair rami erenler in vefat haberini dün öğrenmiş bulunmaktayım. kendisine allah tan rahmet, sevenlerine başsağlığı dilerim…
Gönüllü Kuruluşlarda Liderlik
Lions 118Y Geçmiş Dönem Genel Yönetmeni Ethem Alkan’ın yazdığı Gönüllü Kuruluşlarda Liderlik kitabı bir sivil toplum kuruluşu yönetiminde ne gibi unsurları ön plana çıkartıp uygulamamız konusunda bize bazı ipuçları veriyor. Üyelerin nasıl delege edilmesi, nasıl motive edilmesi, nasıl görevlendirilmesinin yanında etkili toplantı düzeni ve içeriğiyle de bilgiler veriyor. kitap 100 sayfaya yakın ve güncel yaşamdan örnekler veriyor. faydalı bir eser…
Sınavlar yine online
Anadolu üniversitenin bahar dönemi açıköğretim sınavları yine online olacakmış. böylece okulu sadece bir dönem okulda yüz yüze sınava girerek okumuş olacağım. geçen yıl 2. dönemden itibaren korona tehdidinden sınavalar online oldu. yalnız bu dönem sınavları zorlaştırdılar. 20 soru olan sınav sorusu 30 soruya çıktı…
Tez yazmak bu kadar kolay mı?
Bu dönem anadolu üniversitesi açıköğretimin okuduğum bölümünde, ki son dönemdeyim, bir finans dersi var. bu derste ipotek teminatlı menkul kıymetler ve benzeri ürünlerden bahsediliyor. konuyu anadolu üniversitesi kitabı tam anlatmıyor. dedim konuyu internetten araştırayım. genelde üniversitelerin kaynakları birbirine benzer, konular aynı olduğu için. ipotek teminatlı menkul kıymetler ile ipoteğe dayalı menkul kıymetlerin farkını aratıyordum google dan. başkent üniversitesinde yapılmış olan bir muhasebe finansman yüksek tezi çıktı. tezde ilk bakıldığından sorun yok. konuyu anlatmış detaylı. yanlız ben bilgi üniversitesinin işletme bölümünü bitirirken tez yazmış biri olarak şunu söylüyorum ki, bu yüksek lisans tezi nasıl bir tezdir. konu anlatımı olarak güzel, ama tez dediğin çalışmada bir konu araştırılırken o konunun etkileri üzerinden yazanın kendi yaptığı araştırmalar ve sonuçları içermelidir. bu tez ise direk neredeyse anadolu üniversitesi kitabının konu anlatımıyla aynı. yani al üniteyi biraz değiştir tez diye sun olacak iş mi. bu bölümde yüksek lisans yapan arkadaş, benim anadolu üniversitesi 2 yıllık bölümünde okuduğum yüksek okul bilgisini tez diye sunmuş. bir de profesörün ismi var tez danışmanı olarak. yani tez yazmak bu kadar kolaylaşmış. konuları al biraz ekleme düzenleme yap, kopyala yapıştır, al sana tez. her şey bir birine karışmış. araştırma yok bir şey yok, nooldu bu arkadaş yüksek okul bilgisiyle yüksek lisans mezunu oldu. hayret ettim gerçekten. bu arada kaynak işime yaradı mı derseniz, tabii yaradı, çünkü konu anlatımı yapıyor. bu açıdan işe yarar ama tez demek araştırma, araştırma derken analiz etme, sonuçları sunma çalışmasıdır, tez açısından eksik bir durum var bence…
Görünmeyen Koleksiyon – Stefan Zweig
Kitap stefan zweig ın. yeni başladım. kitabın konusuyla ilgili arka kapağında yazan yazıyı özetle yazayım. değerli bir koleksiyon sahibi kör bir adamın koleksiyonun ailesi tarafından habersiz satılmasıyla ilgili yaşananları anlatıyor. kısa bir kitap 80 sayfa civarı. ama ciltli. sanırsam klasik bir eser. kitapta konu gayet akıcı anlatılıyor. bu kitabı 10 liraya aldım.
Kitap ismini ilk hikayeden alıyor fakat kitapta bu hikayeden başka mürebbiye ve leporalla isimli iki hikaye daha var. toplam üç hikayede güzel bir edebiyat eseri okumuş oluyorsunuz.
şimdi böyle bir kitaba 10 tl helali hoş olsun. ama sakın piyasada 15 lira civarı satılan, miraç çağrı aktaş – kendine hoşgeldin, feyza altun – sınırda üç kadın, aslı t kızmaz – olmasa da olur, adlı kitapları almayın. bu eser koridor yayınlarından çıkmış böyle klasik eserleri okuyun. çünkü diğer üç kitaba lanet ettim, bunlar yayın evlerinin para kazanmak amacıyla ticari olarak yazdırdığı her hangi bir değeri olmayan kağıt ziyanı çünkü. mukayeseyi görünmeyen koleksiyon adlı eserle karşılaştırarak yapıyorum.
koridor yayınlarına destek verin ki, böyle eserlerin gerisi gelsin. kimseyi boş yere zengin etmeye şöhret etmeye gerek yok…
Dünyanın merkezine yolculuk – Jules Verne
Aslında çocukken bunun filmini izledim mi hatırlamıyorum. bu kitabı a101 den aldım. jules verne in güzel bir eseri. bir gün şifreli bir mesaj bulan bir alman profesörün bunu çözerek dünyanın merkezine yaptığı yolculuğu anlatıyor. peki neresi mi bu dünyanın merkezi. izlanda dan bir mağaradan başladıkları yer altındaki yolculuk italya dan etna yanardağından çıkarak son buluyor. sonunda profesör, yolculukta ona eşlik eden yeğeni ve rehber meşhur oluyorlar. güzel sürükleyici bir kitap. vakit geçirmek için güzel…
Açıköğretim dönem sonu sınavları
anadolu üniversitesi açıköğretimin dönem sonu sınavları da oldu. okul hiç acımamış yine zor sormuş. bakalım sonuçları bekliyorum. herhalde yine 5 gün sonra açıklanır. çıkmış sınav sorularından yüz alıyordum. ama bu sınavlardan 50-60 alayım öpüp başıma koyacağım… bu arada online sınav yüzünden normalde 20 olan soru adedi 30 a çıktı. sınav sorusu sayısı 30 a çıkınca da okul da soru doldurmak için alakasız soruları sınav sorusu olarak dolduruyor maalesef… bu dönemi kazasız geçersem kalacak son dönem. iki yıllık bölüm okuyorum.. ders çalışmaktan bu dönem inanın bıkkınlık geldi… ikinci dönem dersleri daha kolay gibi gözüküyor. pandemi şartları zayıflarsa ikinci dönem sınavlar yüz yüze olur herhalde. online sınavda yaptığınız soruya geri dönmek yok kontrol etme şansı yok, çok sıkıntılı bir süreç…
yaladım yuttum bütün konuları, her şeyi biliyorum, ama okulun sorduğu saçma sapan sorular yüzünden 50-60 alsam öpüp başıma koyarım diyorum. şunu gördüm 30 soruda yüksek puan alma şansı daha az, belki ikinci dönem sınavlar yüz yüze olur 20 soruya geri dönerler…
eski rektör zamanında sistem daha güzel işliyordu. bir günde sınav sonuçlarını açıklıyorlardı. şimdi her şeyi günlere yaymışlar. yok itiraz süreci bilmem ne saçma sapan işler online bir sınavın sonucunu açıklamak bile bir haftayı buluyor… online sınavlardan da hiç memnun değilim bu arada normal olsa daha yüksek alırım… sosyal medyadaki yorumları okursanız çoğu kişi sistem sınavdan dışarı atıyor demiş. dışarı çıkınca sınav iptal oluyor. diken üstünde sınava girdim yani…
bu arada okul sınavları takip eden cumartesi sabahı da hala sonuçları açıklayamamıştı. bir de instagram hesaplarına 1 milyon öğrencimiz var bilmem kaç soru okuyoruz, işimiz zor gibi acıklı bir yazı koymuşlar. vah vah. geçen yıl yoktu sanki 1 milyon öğrenci bir sene de arttı. bu sene yeni gelen rektörün liderliğinde bu kadar yürüyor demek işler. geçen yıl bir günde açıklanmıştı sonuçlar… zaten o kadar zor sormuşlar ki cevapları kendileri de bilmiyorlar herhalde bu sefer, işin içinden çıkamadılar…
sınavlar cumartesi öğleden sonra açıklandı. geçmişim. son dönem oldum. gerçi not ortalamam düştü, ama ortalamayla değil derslerden direkt geçtim…
Açıköğretimin zor sınavları
Anadolu üniversitesinde 2 yıllık açıköğretimin ikinci yılındayım. sınavlar online oldu. yalnız özetlerle alakası yok, direkt kitaptan detaylı sorular sormuşlar. çıkmış sorulardan 100 alıyordum. bu sınavlardan 50 alayım ona da şükür diyeceğim. zaten okulun instagram hesabımda yorumlarda bir çok kişi şikayet etmiş, neden bu kadar zor sorduklarıyla ilgili. gerçi 30 soru sormuşlar. 20 soruya nazaran yüksek almak daha olası oluyor. ama inanın bu kadar zor ben de beklemiyordum. finallere kitaptan çalışacağım. bir de vize final arası bir ay, çok yetersiz bence… nolursa olsun okulu bitirmekte kararlıyım, o diplomayı istiyorum, yalnız yaz okuluna kalmak istemiyorum, sorun orada….
Açıköğretimin instagram hesabında yorumlarda bir çok kişi isyan etmiş, sınavların zorluğuna. ne istiyorsunuz bizden, bu kadar zorluyorsunuz yazmışlar. geçen sefer sınavlar kısa sürede açıklanmıştı. bakalım bu sefer ne zaman açıklanacak, henüz bir bilgi verilmemiş….
Sorular tamamen ezbere dayalıydı, bilgiyi kullanma kafayı çalıştırmaya yönetlik hiç bir şey yoktu. üniversite eğitimine hiç yakışmayan bir soru tarzı. lise seviyesinde akarsu, dağlar ezberle tarzı sorular oldu anadolu üniversitesi açıköğretimde….
Bu satırları ilk yıl 2 dönemde de onur belgesi almış biri olarak yazıyorum. sınavların ilk dönemi yüz yüze idi, ikinci dönem koronadan online oldu sadece….
Geçen yılki rektörün zamanında, rahatsızlanıp işi bırakmıştı, sistem daha güzel işliyordu. bir günde sınav sonuçlarını açıkladılar. bu yılki rektörün zamanında işler yürümüyor. online sınava teknik aksaklıktan giremeyen bir çok kişi olmuş. 2 gün geçti hala sınav sonuçlarını açıklayamadılar. alt tarafı bilgisayar kontrol edip puanlıyor…
Sınavlar 4 gün sonra açıklandı. 70 beklediğim derslerden 58 ve 66 almışım. kötü geçen vergi sınavından ise 62 almışım. bu demek ki finallerden en az 50 almalıyım. bu sefer işi sıkı tutuyorum kitaptan çalışıyorum. aslında sınavların cevap anahtarlarını da yayınlasalar neyi yanlış yaptığımı görsem. bu dönem onur belgesi hayal oldu. zaten geçeyim yeter başka bir şey istemiyorum…

Tuz – Maurice Gee
20 Haziran 2021
Kültür
Tuz – Maurice Gee için yorumlar kapalı
onurkayikci
Okulu bitirince kitap okumaya tekrar başladım. malum yasak da var evdeyiz. tuz kitabı bir şirkete bağlı köle gibi çalışan insanların hikayesini anlatıyor. şirket dediğimiz bir devlet otoritesi gibi bir şey adı şirket. ilerleyen zaman kitapta ilerledikçe görüşlerimi yazacağım. roman bu. üçlemeymiş bu arada. ben ilk kitabı okur bırakırım, zaten migros tan indirimden aldım. diğer iki kitabı bulur muyum, arar mıyım şüpheli..
bu arada migros tan indirimden 4.8 gibi bir fiyata aldığım kitap internet sitelerinde 20 lira hatta bir yerde 30 küsur liraya gördüm. internetten kesinlikle kitap almayın hem kitap fiyatı kadar kargo ücreti vereceksiniz hem de gözle görülür şekilde kazıklanacaksınız. migros, d&r gibi yerlerdeki indirimli kitapları takip edin. bu arada d&r şu an akp yandaşı a haber grubunda ve bir sürü akp yi pohpohlayan ısmarlama yazılmış kitap satıyor, ama normal ucuz kitaplar da buluyorsunuz…
kitap sürükleyici bir roman. filmi bile yapılabilir, belki de vardır. şimdi yabancı birinin yazdığı bir romanla, bir türkün yazdığı roman arasında dağlar kadar fark var. şunu kastediyorum, eğer okuduğunuz roman yeni nesil bir türk kadın tarafından yazılmışsa direkt erkek nefreti ve kelimelerle erkekten intikam alma duyguları göreceksiniz, ki bu da şunu gösterir ki yeni nesil genç kadınlar kimliğini özümsememiş, kurgusunu erkeğe saldırarak kuruyor. diyelim ki orhan pamuk okudunuz, hikayelerde ya islami sokuşturmalar ya da islam a laf sokmalar mevcut. kısacası iyisi de kötüsü de türklerin yazdığı kitapların ruhu muhafazakar, içe kapalı dünyadan bir haber. benim tavsiyem roman okuyacaksanız yabancı roman okuyun. yabancıların muhafazakar değer üzerinden bir arayışı yok, yüz yıllar önce aşmışlar bu konuları. tuz kitabıysa tesadüfen yolu kesişen birilerinin hikayesini anlatıyor…
kitabın sonlarına doğru konu dağıldı. kayıp babasına ulaşan kişinin ve babasının devamında başında geçenler kitaba zorlama bir uzatma getiriyor. kitap 4/3 lük kısımda güzel, ama sonralara doğru gerçekten sıkıyor. 2-3 kitap olarak okunmaz, değmez çünkü…
kitabı bitirdim. kitap sonunda bir evlilikle bitiyor. ayrıca anladığım kadarıyla kitaptaki insanları sömüren şirket dağılıyor…
kitapmauricegeetuzyorum